Orta Anadolu Kürtleri

Orta Anadolu Kürtleri Kültürel Hafıza Arşivi sitesinden

Orta Anadolu Kürtleri

Orta Anadolu Kürtleri, eserde Ankara, Konya, Kırşehir ve çevresine yerleştirilen Kürt toplulukları için kullanılan tarihî bir çerçevedir. Kaynakta bu toplulukların önemli bir bölümünün 17. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu tarafından mecburî iskâna tâbi tutulduğu, zamanla yarı göçebe hayattan yerleşik köy düzenine geçtiği belirtilmektedir.[1][2]

Giriş

Kaynakta Orta Anadolu Kürtleri, yalnızca etnik bir topluluk olarak değil, aynı zamanda iskân, aşiret yapısı, dil, kültür ve yerleşikleşme süreçleri bakımından incelenen tarihî bir nüfus grubu olarak ele alınır. Eser, bu toplulukların köken bölgeleri ile Orta Anadolu’daki köy kuruluşları arasında bağ kurmaya çalışmaktadır.

Tarihsel arka plan

Eserde, Orta Anadolu Kürtlerinin atalarının Rakka-Belih çevresi, Malatya, Harput, Diyarbekir, Maraş, Urfa ve Karacadağ hattıyla bağlantılı olduğu belirtilir. 1691’den itibaren bazı Kürt ve Türkmen aşiretlerinin planlı biçimde Orta Anadolu’ya iskân edildiği, 1744 sonrasında bu sürecin Ankara, Konya ve Kırşehir sahasında daha belirgin hâle geldiği aktarılmaktadır.[3][4]

Yabancı araştırmacılar ve gezginler de bu yerleşim tarihine dair kaynaklar arasında gösterilir. Hütteroth’un 1767 tarihli belgeye yaptığı atıf, Perrot’nun 1861’deki gözlemleri ve Lundberg-Svanberg yorumları, Kürt aşiretlerinin 18. yüzyıl sonlarında Haymana yöresinde belirginleştiği ve 19. yüzyıl başlarından itibaren çok sayıda köy kurduğu yönünde birlikte değerlendirilmektedir.[5][6]

Toplumsal / kültürel / idarî bağlam

Kaynağa göre Orta Anadolu Kürtleri başlangıçta yayla ve kışlak arasında hareket eden yarı göçebe topluluklardı. Özellikle Çerkeş ve Aydos yaylaları ile Haymana ve Cihanbeyli hattı arasındaki hareketlilik, 19. yüzyıl ortalarına kadar sürdü; daha sonra devlet müdahalesiyle büyük ölçüde sınırlandırıldı.

Eserde bu toplulukların dil, inanç ve kültür bakımından Malatya, Maraş, Elâzığ, Urfa, Mardin, Afrin, Kobani ve Halep Kürtleriyle ortaklıklar taşıdığı ifade edilir. Mikailîler özelinde Ankara’daki grupların Sünni Hanefi Kurmanc olduğu ve Serhad bölgesi Kurmancisine yakın Berfiratî/Meraşî bir şive konuştukları belirtilmektedir.[7]

İdarî bakımdan bu toplulukların bir kısmı Aşayir-i Seb‘a düzeni içinde denetlenmiş; Mikailî, Şeyhbezenli, Hecibanlı, Atmanlı ve Cihanbeyli gibi aşiretler köy ağlarıyla birlikte kaydedilmiştir. Kaynakta, yerel beylerin etkisinin kırılması ve aşiretlerin daha kolay denetlenmesi amacıyla dağıtma ve yerleştirme siyasetinin uygulandığı da belirtilmektedir.[8]

Kaynakta geçen bilgiler

Kaynakta Orta Anadolu Kürtleri hakkında öne çıkan bilgiler şunlardır:

  • 1691’den itibaren mecburî iskân siyasetiyle Orta Anadolu’ya yönlendirilen Kürt aşiretlerinden söz edilmektedir.
  • 18. ve 19. yüzyıllarda Haymana, Polatlı, Cihanbeyli ve çevresinde yeni köy ağları oluşmuştur.
  • Georges Perrot ve başka araştırmacıların gözlemleri, bölgede hem çadırlı hem yerleşik Kürt yaşamının birlikte bulunduğunu göstermektedir.
  • Bilinen resmî köy kuruluş tarihleri 1800 ile 1923 arasında değişmektedir.
  • Bu topluluklar zamanla yarı göçebe hayattan tam yerleşik düzene geçmiştir.


Suat Dede'nin çerçevesi

Suat Dede’nin tezi, Orta Anadolu Kürtlerini doğrudan bütün bölgeyi kapsayan bir inceleme olarak değil, Rişvan örneği üzerinden ele alır. Buna rağmen tez, Ankara, Konya, Kırşehir, Kayseri, Tokat ve Sivas hattında görülen Kürt topluluklarını XIX. yüzyıl iskân siyaseti, kışlak-yaylak dolaşımı ve yerleşik hayata geçiş bağlamında anlamak için önemli bir çerçeve sunar.[9]

Dede’nin önemli vurgularından biri, bu toplulukların Orta Anadolu’daki varlığının yalnızca zorunlu sürgünle açıklanmaması gerektiğidir. Teze göre merkezileşme, vergi toplama, asayiş, tarımsal üretimi artırma ve askerî kayıt hedefleri kadar yerel pazarlıklar, ekonomik koşullar ve uzun süre devam eden uyum süreçleri de belirleyicidir.[9]

Değerlendirme

Eserde Orta Anadolu Kürtleri, zorunlu iskân, aşiret sürekliliği ve yerleşikleşme süreçlerinin kesiştiği tarihî bir topluluk olarak sunulmaktadır. Kaynak malzemesi, bu nüfusun yalnızca göç etmiş bir topluluk değil; yeni coğrafyada köy, dil ve toplumsal hafıza üretmiş bir yerleşim ağı olduğunu göstermektedir. Suat Dede’nin tezi, bu resmi özellikle Rişvan ve Haymana örneği üzerinden daha ihtiyatlı bir iskân ve uyum okumasıyla tamamlar.[9]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  • Bu madde, Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı adlı eserde yer alan bilgiler esas alınarak hazırlanmıştır.
  • PDF’de aktarılan bölüm(ler): İskân Öncesi ve Sonrası Haymanateyn Bölgesi (s. 22-23); Yabancı Araştırmacı ve Gezginlere Göre Orta Anadolu Kürtlerinin Yerleşim Tarihleri (s. 33); Orta Anadolu'daki Bazı Kürt Köylerinin Bilinen Resmî Kuruluş Tarihleri (s. 34); Mecburî İskân Dönemi (s. 35-37).
  • Bu madde ayrıca Suat Dede, From Nomadism to Sedentary Life in Central Anatolia: The Case of Rişvan Tribe (1830–1932), yüksek lisans tezi, Bilkent University, 2011, çalışmasındaki bilgilerle tamamlanmıştır.
  1. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “İskân Öncesi ve Sonrası Haymanateyn Bölgesi”, s. 22-23.
  2. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “Mecburî İskân Dönemi”, s. 35-37.
  3. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “Neden Bu Kitap?”, s. 19-21.
  4. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “İskân Öncesi ve Sonrası Haymanateyn Bölgesi”, s. 22-23.
  5. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “Yabancı Araştırmacı ve Gezginlere Göre Orta Anadolu Kürtlerinin Yerleşim Tarihleri”, s. 33.
  6. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “Orta Anadolu'daki Bazı Kürt Köylerinin Bilinen Resmî Kuruluş Tarihleri”, s. 34.
  7. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “Neden Bu Kitap?”, s. 19-21.
  8. Ankara'da Bir Kürt Köyü: Mikaila/İnler Katrancı, “İskân Öncesi ve Sonrası Haymanateyn Bölgesi”, s. 22-23.
  9. 9,0 9,1 9,2 Suat Dede, From Nomadism to Sedentary Life in Central Anatolia: The Case of Rişvan Tribe (1830–1932), yüksek lisans tezi, Bilkent University, 2011.