Son İsyan ve Heci Buxurci – II (Veger 7, 2004)

Orta Anadolu Kürtleri Kültürel Hafıza Arşivi sitesinden
📜 Orta Anadolu Kürtleri Tarihi › Dönem V: Kıtlık, savaşlar ve Cumhuriyet ›Son İsyan ve Heci Buxurci – II (Veger 7, 2004)

  Portal  

"Son İsyan ve Heci Buxurci – II", Şoreş Reşî'nin Heci Buxurci üzerine yazdığı araştırmanın ikinci bölümüdür. Yazı, Veger dergisinin Mart 2004'te çıkan 7. sayısında yayımlandı.[1] Birinci bölüm Veger 5'te (2003) çıkmıştı.[2] İkinci bölüm hem birinci bölüme gelen eleştirilere cevap verir hem de yeni tanıklıklar yayımlar. Bu tanıklıklar Ömeranlı, Şerefli, Beşkardeş, Bulduk ve Celep'ten derlenmiştir. Heci Buxurci hakkındaki en zengin ama aynı zamanda en çelişkili sözlü kaynak bu yazıdır. Yazıdaki iddiaların neredeyse hepsi sözlü anlatıya dayanır. Sözlü rivayet

Yazının içeriği

Eleştirilere cevap (s. 3)

Reşî'ye göre birinci yazıya gelen tepkilerin yüzde 80'i olumludur. Eleştiriler üç noktada toplanır: isyanın ulusal bir yanı olmadığı, Buxurci ve arkadaşlarının "eşkıya" olduğu ve yazarın Buxurci'yi bir "Robin Hood" gibi gösterdiği.[1]

  • Yazar, metindeki bilgilerin "hepsini halkın ağzından" aldığını ve kayıtların arşivinde durduğunu söyler. Hatta halkın anlattıklarını "bir-iki derece aşağıya çekerek" yazdığını ekler.
  • Ona göre Buxurci'ye "eşkıya" diyenlerin çoğu, dönemin egemen çevreleri ya da hareketin mağdurlarının yakınlarıdır.
  • Yazar, yerel idarecilerle Buxurci'ye "aynı mesafede" durduğunu söyler. Eleştirisinin hedefi kişiler değil, sistemdir: "Eli Beg'in, Köse Beg'in, Qerto ve diğer insanlarımızın yerine başkası da olsaydı aynı şeyleri yapardı."
  • Ulusal nitelik konusunda tutumunu sertleştirir. 2003'te "ulusal bir direniş olmamakla beraber" demişti. Şimdi ise askerliği reddetmesi ve devletin sosyal-idari sistemini kabul etmemesi yüzünden mücadelenin "öz itibarı ulusal" olduğunu ve bu görüşün "kesinleştiğini" yazar.

Kuylenstierna alıntısı (s. 3–4)

Yazar, bölgenin genel durumunu göstermek için İsveçli gezgin Alexis Kuylenstierna'nın 1912 tarihli kitabından bir "İsmail Paşa başkaldırısı" anlatısını çevirerek aktarır.[3] Alıntıya göre 2000 kişiyi aşan bir Türk kuvveti dağ toplarıyla "Aladağlar"a yürür. Birlik Yozgat, Aladağ ve Bozhöyük arasındaki mağara ve kaya oyuklarında konaklar. Sonra Boğazhöyük'e hücum eder. 100 kişilik Kürt gücünün çoğu kuzeye kaçar. İsmail Paşa 300 Kürtle direndikten sonra teslim olur. Reşî bu isyanın "Terikanların isyanı" olduğunu bildiğini, ama ayrıntılarını henüz çıkaramadığını yazar.

Şerefli'den bir aile anlatısı (s. 4–5)

Reşî önce birinci yazıdaki bir bilgiyi düzeltir. Şerefli'deki Malê Gebelek ailesini Nasurî diye tanıtmıştı, oysa aile Terikî'dir. Ardından Gebelek ailesine gelin gitmiş, 1924 doğumlu bir kadının anlatısını aktarır. Kadın, ailenin "bu hikâye ile büyüdüğünü" söyler:[1]

  • Heci Malê Gebelek askerden kaçıp dağa çıkar ve Buxurci ile tanışır. İki aile hısım olur: Buxurci, Ore (Or'a Malê Gebelek) ile nişanlanır.
  • Buxurci ve adamları o sırada Haymana ve çevresinde kalmaktadır. Anlatıya göre Atatürk "ne yaparsanız yapın, bu Buxurci'nin kellesini getirin" demiştir. Bölge köylerine baskı yapılır. Anlatıcıya göre Terikanların çoğu erkeği idam edilmiştir. Terikanlar 50–60'ar silahlı adamla "Atatürk'e karşı savaşa" giderlermiş.
  • "Oyun". Gebelek ailesinden Cemal, Mecit ve Hamit idamla tehdit edilir. Bunun üzerine Buxurci ile Cemal bir plan yapar. Cemal Ankara'ya gidip Buxurci'yi ihbar eder ve onun Xabura'daki yerini gösterir. "Bir tümen" yola çıkar. Cemal'e asker elbisesi ve çavuş rütbesi verilir. Çatışmada Cemal hep Buxurci'nin yanına ateş eder. Buxurci de "bu kadar yakına atma" işareti olarak onun şapkasını vurur. Anlatıya göre 6–7 üst rütbeli öldürülür ve cesetleri öküz arabasıyla Ankara'ya gönderilir.
  • Daha sonra Gıri Mangele'de 2–3 gün süren bir çatışma olur. Askerler tepeyi topa tutar ve Buxurci'nin 12 arkadaşını öldürür. Başları kesilip Ankara'ya yollanır.
  • Buxurci Ore'den "hatır isteyerek" Çiçek'e (yazarın notu: "?–Yozgat") gider ve orada yedi erkek kardeşin kız kardeşiyle evlenir. Sonra bir ulak gönderir. Ulak, askerde öldü sanılan Bezirganê Xane'nin "elçisi" kılığında köye gelir ve Ore'ye haber iletir. Ore evlenmemiştir. Buxurci onu gizlice görmeye gelir.
  • Yakalanma. Af söylentileri çıkınca Buxurci ile Cemal, Ankara'da oturan Qeregedik (Nasurlı) köylü akraba Malê Eli Gare'nin evine giderler. Bu kişi varlıklıdır ve devletle arası iyidir. Eli Beg bunu haber alıp ihbar eder. Ev kuşatılır ve Buxurci "Af çıktı" denerek teslim alınır. Anlatıya göre af gerçekten çıkmıştır. Ama Eli Beg ve yöre ağaları imza toplar, Atatürk de ölümünü ister. Af haberi ancak idamdan sonra ulaşır. Devlet ailenin işbirliği yaptığından kuşkulanınca aile Malê Eli Gare'nin önerisiyle yeni bir soyadı alır (soyadı, yaşayan aileyi korumak için burada verilmemiştir).
  • İdamdan sonra Ömeranlılar Şerefli'ye taziyeye gelir, ama aile korkudan onları kabul etmez. Ore köyün dışında onlarla buluşup ağlar.
  • Buxurci "ırz yapmamış", ırza geçen bir arkadaşını da öldürmüştür. Bir gün Bala çarşısını basıp altınları yöre köylerine dağıtmıştır. Onun korkusundan başka çeteler bu köylere girememiştir.

Celep'ten bir yorum (s. 6)

Celepli bir kaynak kişi Buxurci'yi "eşkıya değil isyancı" olarak tanımlar. Ona göre devlet, ağaları "Şeyh Sait'in ya da Çerkez Ethem'in adamısın" suçlamalarıyla ve "ya onu yakalatırsın ya seni idam ederiz" tehdidiyle bu işe sürüklemiştir. Bu yüzden Eli Beg Buxurci'yi teslim olmaya ikna eder. Buxurci Ankara'ya gider ve "düzmece bir mahkeme" ile asılır. Asılırken çingene cellada "Ta sen mi kaldın beni asmaya?" der ve sandalyeyi kendisi teper. Anlatıcıya göre "o dönem Ankara'da kurulan İstiklal Mahkemeleri Hacı ve benzerleri için kurulmuştur".[1] Sözlü rivayet

Bir yol arkadaşının anlatısı (s. 6–7)

En ayrıntılı tanıklık, Beşkardeşli bir yol arkadaşınındır. Yazar onun adını "M… M…. E.." diye kısaltır ve doğumunu Rumi 1320 (1899/1900), ölümünü 1992 olarak verir. Anlatı en geç 1992'de kaydedilmiş olmalıdır (H).[1]

  • Anlatıcı önce Köse Ağa'nın adamıdır. Köylülere yapılan haksızlıklara dayanamayıp Buxurci'ye katılır ve "tahminen 1923"te yaklaşık bir yıl onunla kalır. Heci'yi "çok cesur, nişancı, inci dişli, güzel konuşan, iyi Türkçe bilen ve fakir dostu" diye anlatır. "Köse Ağa ile Eli Beg kardeştir; Eli Bey Omera'ya gelerek oranın ağası olur" der.
  • Köse ile ilişkisi olan birine gözdağı vermek için Cihanbeyli'ye gidip onun dükkânını tahrip ederler. Yolda, Damlakuyu'da bir çobanla karşılaşırlar. Çoban Buxurci'den korkmadığını, çünkü onun "zulüm yapanlarla uğraştığını" söyler. Heci kim olduğunu ancak bundan sonra açıklar.
  • Omera pususu. Bir gün Omera'da Eli Beg'in adamları çeşme başında pusu kurar. Eli Beg de mandıranın penceresinden bakmaktadır. Hacı pencereye ateş eder ve mermi Eli Beg'in yanağının yanından geçer. Bunun üzerine pusu kaldırılır. Anlatıcıya göre Hacı vurmak istememiş, yalnız korkutmak istemiştir.
  • Diyarbakır'dan biri yılda en az bir kez gelir ve Hacı ile baş başa konuşur. Kim olduğunu anlatıcı bilmez. Sağlık köyünden Habeş adlı ünlü bir delikanlı da Hacı'yı tanımak için gelir.
  • Atatürk'e "pusu". Celep'in kuzeyinden Yeniceoba yol ayrımına giden eski Konya yolunda pusu kurarlar. Hacı Atatürk ile konuşmak istemektedir. Öncü kuvvetle kısa bir çatışma çıkar. Hacı'nın ateş ettiği mermi uzaklıktan hızını kaybeder ve Atatürk'ün göğsündeki madalyona çarpar. Atatürk çatışmayı durdurur, atıcıyı görmek ister ve Hacı'ya "önümüzdeki dönem mebusluğa adaylığını koy ve hakkını mecliste savun" der. Bir yıl sonra, 1924'te, Hacı görüşmeye gider ve bir daha dönmez.
  • Ardından grubun üyeleri toplanır ve her birine 8'er yıl ceza verilir. Anlatıcı Zonguldak kömür ocaklarında çalıştığı için bir günü iki gün sayılır ve dört yıl yatar. Köyüne dönüp evlenir, ilk oğlu 1940'ta doğar.

Reşî bu anlatıyı "hiç bir yorum katmadan" aktardığını yazar ve şu soruları sorar: Diyarbakırlı kimdi, silah mı sağlıyordu, Kürdistan'daki isyanlar için yardım mı istiyordu? Atatürk Hacı'yı vaatlerle mi kandırdı, yoksa Hacı aftan yararlanmak için mi Ankara'ya gitti?

Bulduk'tan tanıklıklar: Eşkıya Reşo (s. 7–8)

  • Bulduklu yaşlı bir anlatıcı (1914–1994), köyünden "meşhur nişancı" Reşoyu (Reso ye Memed, 1900?–1977) anlatır. Reşo evlerin damlarına dizdiği yumurtaları tek tek vurabilen, "efe ruhlu" biridir. Anlatıcıya göre Reşo ona bizzat şunu söylemiştir: "Heci Buxurci ile beraber 3–4 sene çalıştım. Beraber çoğu defa Hozat'a ve Şex Sait'in yanına gittik… O zaman da Kürtçülük meselesi vardı, biz de yardım ettik."[1]
  • Reşo'nun damadı da onun anlattıklarını aktarır. Buna göre Heci ve arkadaşları, Bulduk'un yaylası Yayle Malê Mire'ye gelir. Reşo orada çalışmaktadır ve "tahminen 1917"de, henüz bekâr ve çok gençken onlara katılır. Yaklaşık 2,5 yıl birlikte dolaşırlar. Bir gün Çekirge'de (yazara göre bir Türk köyü) zengin "Çingene Ayşe"nin evine girip altın ve değerli eşya alırlar. İçinden çıkan değerli bir saat Heci Malê Gebelek'e hediye edilir. Bir keresinde Celep ile Bulduk arasındaki Peyizxer'de "Zile askerleri" onları kuşatır. Buxurci yüzbaşının şapkasını vurur ve askerler geri çekilir. Bu anlatıya göre yakalanması şöyle olmuştur: Bir gece Bırce'de (Omera) yemek yerler, Eli Beg ihbar eder, Buxurci yakalanır ve "1922 veya 23'te idam edilir".

Reşî buradan "Hozat ve Şex Sait bağlantısı" çıkardığını ve ne kadar şüpheyle yaklaşılsa da Kürdistan'daki direnişlerle bir bağ olduğunun "ortada" olduğunu yazar.

Celep'ten tanıklıklar: Mola ve Oçe (s. 8–9)

Reşî, Celep'ten üç arkadaş daha saptar: Mılle Almase (Mola), Malê Tore'den adı hatırlanmayan biri ve Oçe.[1]

  • Mola'nın yeğeni, köyün yaşlılarından duyduklarını anlatır. Mola'nın annesi Çimen köyündendir ve Sêwêdî'dir. Yaşlılara göre "onların sayesinde Celep'e ve Omera'ya kimse dokunamazdı". Dağa "yoksulluktan değil, korkusuzluktan" çıkmışlardır. Buxurci ile Mola, Celep ile Xelıka arasındaki Yayle Malê Tore'de ayrılır. Mola daha sonra Çorum'a gider ve Canbeg köylerinden bir kadınla evlenir. Kızı doğmadan bir çete pususunda öldürülür. Kızı 1953/1955'te, 30 yaşında, aileyi bulmaya gelir. Reşî çetenin kime bağlı olduğunun bilinmediğini yazar, ama "Atatürk tarafından organize edilmiş olabileceğini söylemek abartı olmaz" diye ekler.
  • Oçe (1885–1980) "Kürdistan, Çukurova ve bölgede" Qelp Osman lakabıyla bilinirmiş. Oğlu şunları anlatır: Oçe askerlikten kaçıp Buxurci'ye katılmış ve 12 yıl onunla kalmıştır. İkisi altı ay Şeyh Said'in yanında bulunmuştur. Bir ara Halep ve Şam taraflarına gidip oradaki "İngiliz ve Fransız kuşatmasını" yararak kurtulmuşlardır. Malê Qerto Oçe'den hem çekinir hem ona güvenirmiş.

Düzeltmeler ve at hikâyesi (s. 9)

Bulduklu bir kaynak kişiye dayanarak birinci yazıya iki düzeltme yapılır.[1]

  1. Bulduklu Hamit gruptan kendi isteğiyle ayrılmamıştır; birini öldürdüğü için gruptan atılmıştır.
  2. Grubun atlarını Heci Eli Malê Gebelek toplamaktadır. Buxurci bir gün Bulduk'tan Mami Toze'nin atını alır, Mam da onu Diyarbakır'a kadar izler. Başka bir gün Buxurci Bulduk'ta Heci Xelilê Malê Hene'nin kısrağını ister. Xelil vermeyince Buxurci önce atın kösteğine, sonra Xelil'in topuğunun dibine ateş eder. Bu sırada "Lawê Henevo! … dê hespê xwe yê şê?" (Hene oğlu! Kendi canın mı, kır atın mı?) diye sorar. Sonunda kendi atını bırakıp Xelil'in atıyla Hecilera'ya gider.

Tablolar

Tanıklıklar

Kaynak kişilerin adları bu sayfaya alınmamıştır. Yaşayanları korumak için yalnız köy, doğum yılı ve olaylarla ilişkileri verilir. Derleme tarihleri kaynakta yoktur.

# Kaynak kişi Köy Olayla ilişkisi Aktarım Kayıt zamanı
A Gebelek ailesine gelin giden bir kadın (d. 1924) Şerefli Ore'nin ve Heci Malê Gebelek'in yakını aile anlatısı (2. el) 2003–04 (H)
B Celepli bir kaynak kişi Celep "köy odalarında büyüklerimiz anlatırdı" 3. el + yorum ≤2004
C M. M. E. (1899/1900–1992) Beşkardeş yaklaşık 1 yıl yol arkadaşı (~1923) 1. el (görgü tanığı iddiası) ≤1992
D Bulduklu bir yaşlı (1914–1994) Bulduk Reşo'dan bizzat dinlemiş 2. el ≤1994
E Reşo'nun damadı Bulduk kayınpederinden dinlemiş 2. el 2003–04 (H)
F Mola'nın yeğeni Celep Oçe'den ve başka yaşlılardan dinlemiş 3. el 2003–04 (H)
G Oçe'nin oğlu Celep babasından dinlemiş 2. el 2003–04 (H)
H Bulduklu bir kaynak kişi (d. 1927) Bulduk Veger 5'te de kaynak 2./3. el ≤2004

Kişiler

Kişiler tablosu, yaşayan ailelerle bağ kurulabilecek lakap ve aile adları çıkarılarak rol düzeyinde verilmiştir.

Kişi (rol) Yazıdaki rolü Not
Omera (Ömeranlı) ağası Anlatılarda Buxurci'nin yakalanmasıyla ilişkilendirilir (A–E arasında farklı roller) Anlatılar çelişkilidir; bu sayfa kimseye suç yüklemez. Ad benzerliğiyle başka "Ali Bey"lerle (1845'te azledilen Rişvan beyi, 1849–50 Cihanbeyli kaymakamı) eşlenmemelidir. Sözlü rivayet
Beşkardeş ağası Yerel ağa C önce onun adamıdır
Yeniceoba (Nasurlı) ağası Yerel ağa Veger 5'te ve ANF 2011'de de geçer
Şerefli'den Buxurci'nin kayınbiraderi At toplayıcı İki adın aynı kişiye ait olması muhtemeldir Muhtemel
Buxurci'nin nişanlısı — Fotoğrafı kaynakta yayımlanmıştır (s. 4)
Şerefli'den bir akraba Ankara'ya gidiş; anlatılarda ihbar iddiası Kaynakta fotoğraflı (s. 5); iddia Sözlü rivayet
Qeregedikli, Ankara'da oturan bir akraba — —
Şerefli'den bir köylü Askerde öldü sanılan kişi Ulağın kılığı
Bulduklu bir nişancı (1900?–1977) 2,5 yıl (E) ya da 3–4 yıl (D) Buxurci ile Kaynakta fotoğraflı (s. 7)
Celepli bir arkadaş Buxurci ile yıllarca birlikte; Çorum'da öldürülür Kaynakta aile fotoğrafı (s. 8)
Celepli bir arkadaş (1885–1980) 12 yıl Buxurci ile —
Sağlık köyünden bir ziyaretçi — —
Bulduklu bir grup üyesi Gruptan atılan —
Bulduklu iki köylü Atı ve kısrağı alınanlar —
Çekirge'de evi soyulan zengin bir kadın — Aşağıdaki "Ayşe" karşılaştırmasına bakınız
Diyarbakırlı ziyaretçi kimliği bilinmiyor —
İsmail Paşa, Memed Emin Kuylenstierna'nın anlattığı başkaldırı Kimlikleri doğrulanamadı

Yerler

Yer (kaynaktaki) Olay Not
Aladağ, Bozhöyük / Boğazhöyük, "Agara Dağ" İsmail Paşa başkaldırısı Yozgat yöresi; yerleri doğrulanamadı
Şerefli Kayınbiraderin ailesi; nişanlı; ulak hilesi; taziye 1925 belgesindeki Bumsuzşerefli ile aynı köy
Xabura Cemal'in "gösterdiği" yer Veger 5'te Terikî bir arkadaşın köyü
Gıri Mangele 2–3 günlük çatışma; 12 ölü yeri belirsiz
Çiçek Buxurci'nin evlendiği yer Büyük olasılıkla Çiçekdağı Muhtemel
Ankara Akrabanın evi; yakalanma; idam —
Qeregedik (Nasurlı) Akrabanın köyü Belki Karagedik Hipotez
Bala çarşı baskını Ankara'nın ilçesi
Omera (Ömeranlı), Bırce çeşme pususu; yakalanma (E) Birce Yaylası, Ömeranlı'nın 4–5 km doğusu[2]
Cihanbeyli, Damlakuyu dükkân tahribi; çoban sahnesi —
Eski Konya yolu: Celep'in kuzeyi – Yeniceoba yol ayrımı Atatürk'e "pusu" 1922 Ankara–Konya yolculuğunun güzergâhıyla uyumlu
Zonguldak C'nin cezasını çektiği kömür ocakları —
Hozat; Şeyh Said'in yanı Reşo'nun anlatısı Doğrulanamadı
Yayle Malê Mire Reşo'nun katılımı Bulduk'un yaylası
Çekirge Çingene Ayşe'nin evi yeri belirsiz
Peyizxer "Zile askerleri"nin kuşatması Celep ile Bulduk arası
Yayle Malê Tore Mola ile Buxurci'nin ayrıldığı yer Celep ile Xelıka arası
Çorum Mola'nın öldürülmesi —
Halep, Şam Oçe'nin anlatısı —
Diyarbakır gizli ziyaretçi; Mam'ın takibi —
Hecilera Buxurci'nin at değiştirdikten sonra gittiği köy Veger 5'te de geçer

Kaynak eleştirisi / değerlendirme

Yazının niteliği

  • Yazı bir savunma metnidir. Yeni tanıklıklar, birinci bölüme gelen "eşkıya" ve "ulusal yanı yok" eleştirilerine cevap olarak seçilmiştir. Yazar tarafsızlık iddia eder, ama Mola'nın öldürülmesini hiçbir kanıt göstermeden Atatürk'e bağlar. Bu bir yazar yorumudur. Hipotez
  • Tanıklıkların hiçbiri tarihli bir derleme kaydıyla verilmez. Yalnız kaynak kişilerin yaşları vardır. 1992'de ve 1994'te ölen iki kaynak kişinin anlatıları en geç bu yıllarda kaydedilmiş olmalıdır. Öteki tanıklıklar büyük olasılıkla Veger 5'in çıkışından (2003) sonra derlenmiştir. (H)
  • Kuylenstierna alıntısı Buxurci ile doğrudan ilgili değildir. Olay kitabın yayımlandığı 1912'den öncedir. Kitap gerçek bir yayındır, ama Reşî başlığı yanlış verir ("mellan" yerine bland). Çevirideki "Uşak'a doğru kaçtı" ifadesi Yozgat'tan kuzeye kaçışla bağdaşmaz. "Agara Dağ" da tanınamamıştır. Bu yüzden bir okuma ya da çeviri hatası olasıdır (!). İsyanın "Terikan isyanı" olduğu yazarın kanaatidir ve doğrulanamadı.

Kronoloji

Konu Yazıdaki veri Denetim Durum
Buxurci'nin sonu "1922 veya 23'te idam" (E); "1924'te görüşmeye gitti, dönmedi" (C); belirsiz (A, B) Veger 5 ve ANF 2011 sonu 1933'e koyar.[2][4] A'nın anlattığı soyadı alımı 1934'teki Soyadı Kanunu'ndan sonraya düşer.[5] (!) Çelişkili
İstiklal Mahkemesi "İstiklal Mahkemeleri Hacı ve benzerleri için kuruldu" (B) Ankara İstiklal Mahkemesi Takrir-i Sükûn döneminde 1925–1927 arasında çalıştı ve 7 Mart 1927'de kapatıldı. 1927–1949 arasında hiçbir İstiklal mahkemesi kurulmadı.[6][7] Dolayısıyla 1933'te verilmiş bir idam kararı İstiklal Mahkemesi kararı olamaz. Kesin (kurum tarihi)
Reşo'nun Buxurci ile geçirdiği süre 1917'den başlayarak yaklaşık 2,5 yıl (E); 3–4 yıl ve Şeyh Said'e yapılan ziyaretler (D) Şeyh Said ayaklanması 1925'tedir. 1917 + 2,5 yıl ≈ 1920 eder. (!) İç tutarsızlık
Oçe'nin Halep–Şam'daki "İngiliz ve Fransız kuşatması" tarih yok Halep'te İngiliz ve Fransız birliklerinin bulunduğu dönem kabaca 1918 sonu ile 1920 arasıdır (H). Hipotez
Mola'nın ölümü kızı 1953/55'te 30 yaşında Kızın doğumu ≈1923–25, ölüm ≈1922–25 (H) Hipotez
Atatürk "pususu" C'nin anlatısında ~1923 (1924'ten "bir sene önce") Mustafa Kemal'in 17/18 Ağustos 1922'de gizlice ve otomobille "Tuz gölü üzerinden" Konya'ya gittiği belgelidir.[8] C'nin tarif ettiği güzergâh (Celep'in kuzeyi–Yeniceoba) bu yolla uyumludur. Saldırının kendisi belgelenmemiştir. "Önümüzdeki dönem mebusluk" sözü 1923 seçimlerine uyar; bu da olayı 1922'ye yaklaştırır (H). Sözlü rivayet

Tozo anlatısıyla karışma

Wikideki Heci Buxurci sayfası, Mustafa Tozo'nun 1924'teki ölümüne ait motiflerin (baş kesme, öküz arabası, "Af çıktı" hilesi) daha sonraki bir röportajda Heci'ye aktarıldığını gösterir. Bu yazı aynı kaymanın 2004'te zaten başladığını gösterir:

  • Gıri Mangele'de öldürülen 12 arkadaşın "başları kesilip Ankara'ya" gönderilir. Subayların cesetleri "öküz arabasıyla" Ankara'ya taşınır.
  • Buxurci Ankara'da kuşatılan bir evde "Af çıktı" denerek teslim alınır.

Veger 5'te ve ANF 2011'de bu motiflerin hepsi Tozo'nun 1924'te Palancı köyünde öldürülmesine aittir.[2][4] Hipotez

Benzer bir kayma "Ayşe" adlı kadının soyulmasında da görülür. Veger 5'te ve ANF 2011'de Tozo'nun adamları, Polatlı'ya bağlı Karsak köyünde muhacir Ayşe'nin malını talan eder. Ayşe Atatürk'e şikâyet edince takip başlar. Bu yazıda ise Buxurci ve Reşo, Çekirge'de "Çingene Ayşe"nin evini soyar. İki anlatı aynı olayın farklı faillere bağlanmış biçimleri olabilir. Hipotez

Halk kahramanı motifleri

Bazı sahneler farklı anlatıcılarda tekrar eder: rakibi öldürmeden şapkasını, yanağının yanını ya da topuğunun dibini vuran uyarı atışı; kahramanı tanımayan ve onu övdükten sonra karşısındakinin kim olduğunu öğrenen çoban; mermiyi durduran madalyon; "çingene" cellat. Bu motifler kahramanlık anlatılarında yaygındır. Tek tek olayların tarihselliği için kanıt sayılmazlar. Hipotez "Çingene cellat" motifi ağıtlardaki "Cinganeki gemarî bi çar pera" (dört paralık pis bir çingene) dizesiyle de örtüşür.[4]

1925 Buğurcuoğulları belgesiyle karşılaştırma

Heci Buxurci sayfasına eklenen bir arşiv ipucuna göre, 26 Ağustos 1925'te Bumsuzşerefli'de kalan "Buğurcuoğullarından İbrahim oğlu Hacı Süleyman", Takrir-i Sükûn Kanunu uyarınca İstiklal Mahkemesi'ne verilmiştir. Belge kodu verilmemiştir ve belge görülmemiştir.[9] Arşivle doğrulanmalı

Nokta II. bölüm 1925 belgesi Sonuç
Yargı yeri "İstiklal Mahkemeleri Hacı ve benzerleri için kuruldu" (B) İstiklal Mahkemesi Uyum
Zaman son 1922/23 (E) ya da 1924 (C) Ağustos 1925 Yakın
Toplu ceza grup üyelerine 8'er yıl (C) tek kişi Belirsiz
Köy Şerefli, Buxurci'nin nişanlısının ve kayınbiraderinin köyü; aileye idam tehdidi (A) Bumsuzşerefli (= Şerefli) Uyum
Ad "Heci/Hacı" bir unvandır; sözlü kaynaklar asıl adı vermez Hacı Süleyman Karşılaştırılamaz
Baba adı Veger 5 ve ANF'ye göre babası Mıstê İbrahim Çelişki
İkamet Omera / Birce Bumsuzşerefli'de "kalan" Çelişki

Bu karşılaştırmadan iki olasılık çıkar. Birincisi: Belge, Şerefli'deki Buğurcu akrabalarından ya da hısımlarından birinin Heci'ye yardım ettiği gerekçesiyle yargılandığı ayrı bir davaya ait olabilir. İkincisi: Sözlü gelenekte "İstiklal Mahkemesi" ve "1924–25" motifleri bu davadan, "1933 idamı" ise Heci'nin kendisinden geliyor olabilir. Hangisinin doğru olduğu ancak belgenin aslı bulunursa anlaşılabilir. Belge, TBMM Arşivi'ndeki Ankara İstiklal Mahkemesi (1925–1927) dosyalarında ya da Cumhurbaşkanlığı Cumhuriyet Arşivi'nde aranmalıdır.[7] Hipotez

Karşılaştırma tablosu

Aşağıdaki tablo bu yazıyı Veger 5'teki birinci bölümle, ANF 2011 metniyle ve Heci Buxurci sayfasıyla karşılaştırır.

Konu Veger 7 (2004) Veger 5 (2003) ANF 2011 Sonuç
Ulusal nitelik "öz itibarı ulusal", "kesinleşti" "ulusal bir direniş olmamakla beraber" "siyasi hareket olmasa da" Yazar tutumunu sertleştirir
Malê Gebelek'in aşireti Terikî (düzeltme) Nasurlı — Düzeltme
Gebelek ailesinin rolü müttefik ve hısım "Heci ye Male Gebelek" ağalar arasında; aynı zamanda nişanlının ailesi "Mola Gabelek" devletin temsilcisi ağalar arasında Kısmi çelişki
Nişanlı Ore/Hore Buxurci'nin evliliğinden sonra bile evlenmemiş; idamdan sonra yas tutar "kendime aldım"; başlık olarak bir elek altın Kaçaklık başlayınca vermemişler; İncove'de Çelik ailesinden biriyle evlenmiş Çelişki
Cemalê Malê Gebelek "oyun", çavuşluk; sona kadar Buxurci'nin yanında "erken ayrılır, köyünde eceli ile ölür" ayrıldı Çelişki
Bulduklu Hamit birini öldürdüğü için gruptan atıldı erken ayrıldı, eceliyle öldü ayrıldı Düzeltme
Sığınak Haymana, Xabura, Gıri Mangele; Celep–Bulduk–Omera yaylaları 5–6 yıl Karacadağ mağaraları 6 yıl Karacadağ, sonra Haymana Kısmen uyumlu; II. bölüm Karacadağ'ı anmaz
Yakalanma / teslim 4 sürüm: Ankara'da "Af çıktı" hilesi (A); Eli Beg'in iknası (B); 1924'te "görüşme" (C); Birce'de ihbar (E) kendisi teslim olur; yaklaşık 2 ay hapis toplumsal baskı ve güvence; yaklaşık 2 ay Çelişki
İdam yılı 1922/23; 1924; belirsiz yaklaşık 1933 1933 Büyük çelişki
İdam biçimi asılarak; çingene cellat; sandalyeyi kendisi teper sehpa; sandalyeyi kendisi teper; son isteği kaval Samanpazarı'nda asılır Uyumlu
İmza toplama, geç gelen af var var var Uyumlu
Eli Beg ihbarcı; tehditle ikna eden; çeşme pususu; Köse Ağa'nın kardeşi ihbar; idam dilekçesi; kızına göre hükümet tehdidi "zarar vermedi" Kısmen uyumlu; kardeşlik bilgisi yeni
Atatürk "pususu" Celep–Yeniceoba; amaç konuşmak; madalyon; yüz yüze mebusluk teklifi mermi "üzerine düşer"; teklif haberle gönderilir 17 Ağustos 1922; isabet yok Motif büyümesi
Çerkez Ethem ağalara yöneltilen "Ethem'in adamısın" suçlaması Ethem'in kalpağını vurma ilişki ve kalpak sahnesi II. bölüm kişisel karşılaşmayı anmaz
Şeyh Said üç ayrı bağ (B, D, G) yok 1925–26: "Şeyh Said'e karşı savaşmam" Yeni; doğrulanamadı
Diyarbakır gizli ziyaretçi; Mam'ın takibi yok yok Yeni
Irza geçen arkadaşın öldürülmesi var var (iki olay) var Uyumlu
Grubun "kontrolden çıkması" yok var — II. bölüm bunu anmaz
Lakap ve görünüm "inci dişli" (C) "Altın Dişli" ağıtta "altın dişli" Çelişki
Çiçek/Yozgat evliliği Çiçek'te yedi erkek kardeşin kız kardeşi Yozgat'tan Çerkez Makina (~1931) Akdağmadeni; 1930 "Çiçek Dağı" (İdare Mecmuası atfı) Uyumlu (Çiçek = Çiçekdağı olası)
Arkadaşlar 6 yeni ad: Reşo, Mola, Oçe, Malê Tore'den biri, M. M. E., Habeş (ziyaretçi) 9 ad 4 ad Yeni
Grubun yargılanması üyelere 8'er yıl yok yok Yeni
"Kürt Osman" Oçe "Qelp Osman", 1980'de ölür — İdare Mecmuası: 1929'da Kırşehir'de öldürülen "Kürt Osman" Ayrı kişiler; yalnız ad benzerliği

Sonuç

  • Kesin olan: Yazı Mart 2004'te yayımlandı. Ankara İstiklal Mahkemesi'nin 1925–1927 arasında çalıştığı ve Soyadı Kanunu'nun 1934'te çıktığı bilinmektedir. Kesin
  • Sözlü gelenekte tutarlı olan: Buxurci'nin Şerefli'deki Gebelek ailesiyle hısımlığı, Eli Beg ile gerilimli ilişkisi, ihbar ve imza toplama anlatısı, asılarak idam edilmesi ve Celep–Bulduk–Omera çevresindeki yerel destek ağı. Sözlü rivayet
  • Çelişkili olan: Yakalanma biçimi (dört sürüm), idam yılı (1922/23, 1924, 1933), Cemal ile Ore'nin akıbeti, Buxurci'nin "altın" ya da "inci" dişli oluşu. Sözlü rivayet
  • Belgesiz olan: Atatürk pususu ve mebusluk teklifi, Şeyh Said, Hozat ve Diyarbakır bağlantıları, Halep–Şam yolculuğu, "tümen" ve "6–7 subay" ile ilgili sayılar. Hipotez
  • Arşivde aranacak olan: Bumsuzşerefli'deki 1925 Buğurcuoğulları davası (Ankara İstiklal Mahkemesi dosyaları); 1924–1934 arasında "Hacı" adlı Kulu/Haymana'lı bir sanık için verilmiş ölüm cezası; Bala çarşısı baskını (İdare Mecmuasındaki "1 şehir baskını" ile ilişkisi). Arşivle doğrulanmalı

Ayrıca bakınız

Düzeltme (18.10.2026): Kişiler tablosu rol düzeyine indirildi: aile lakapları, ihbar/pusu anlatılarındaki adlar ve ağa ile kardeşlik iddiası çıkarıldı. Ömeranlı ağası, ad benzerliğiyle başka Ali Bey'lerle eşlenmemelidir.

Kaynakça

  1. ↑ 1,0 1,1 1,2 1,3 1,4 1,5 1,6 1,7 Şoreş Reşî, "Son İsyan ve Heci Buxurci – II", Veger 7 (Adar/Mart 2004), s. 3–9.
  2. ↑ 2,0 2,1 2,2 2,3 Şoreş Reşî, "Son isyan ve Heci Buxurci", Veger 5 (Nisan–Mayıs–Haziran 2003), s. 16–25.
  3. ↑ Alexis Kuylenstierna, Äventyr bland turkar och araber, Stockholm: P. A. Norstedt & Söner, 1912, 303 s. (künye antikvar kayıtlarından; Reşî başlığı "Aventyr mellan Turkar och Araber" diye verir).
  4. ↑ 4,0 4,1 4,2 Sedat Ulugana, "Konya'nın son isyancısı Heci Buxurci", ANF, 10 Eylül 2011 (AZAD PDF kopyası).
  5. ↑ Soyadı Kanunu, No. 2525, kabul 21 Haziran 1934, Resmî Gazete 2741 (2 Temmuz 1934).
  6. ↑ "İstiklâl Mahkemeleri", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/istiklal-mahkemeleri), erişim 5 Ekim 2026.
  7. ↑ 7,0 7,1 TBMM, İstiklal Mahkemeleri (TBMM yayını, cdn.tbmm.gov.tr), Şark ve Ankara İstiklal Mahkemeleri bölümü.
  8. ↑ Ahmet Avanas, "Büyük Taarruz ve Konya", Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi 1 (1994), s. 245–258, burada s. 251.
  9. ↑ Nişanyan Yeradları, "Şerefli, Kulu, Konya" kaydı, kullanıcı notu, nisanyanyeradlari.com, erişim 5 Ekim 2026.