Kerme (Bîrnebûn 68, 2017)

Orta Anadolu Kürtleri Kültürel Hafıza Arşivi sitesinden

"Kerme", Bîrnebûn dergisinin 2017 bahar tarihli 68. sayısında Seyfi Doğan imzasıyla yayımlanan iki sayfalık Kurmancî bir anı-denemedir.[1] Başlık, ağılda ya da ahırda biriken ve hayvanların çiğneyerek sıkıştırdığı gübre tabakasından kalıp hâlinde kesilip kurutulan yakacağın adıdır. Doğu Anadolu Türkçesinde buna "kemre" de denir.[2][3] Yazı, bir yaz günü kayınbiraderinin koltuğunun altında bir kermeyle çıkagelmesini mizahi bir sahne olarak anlatır. Ardından kermenin Kürt halk kültüründeki yerini, yakacak, bereket ve ev sıcaklığı simgesi olarak açıklar. Orta Anadolu Kürt köy hayatının maddi kültürü için küçük ama somut bir tanıklıktır.

Yazının içeriği

Sahne: ağustosta bir kerme

  • Anlatıcı (yazar) bir sabah, köyde, güneşe dönerek Zerdüştî bir dua okur: "Hamata, Hakhata û Hvarşta" (Avesta'daki humata, hūxta, hvaršta "iyi düşünce, iyi söz, iyi iş" üçlüsünün bozuk yazımı).[1] Dağları, elma, kiraz ve şeftali ağaçlarını güneşe "senin yarattığın meyveler" diye gösterir. Yazının ilk yarısı bu lirik doğa betimlemesidir.
  • Kapı çalınır. Gelen, eşinin kardeşidir. Yazar onu beyaz saçları ve gri gömleğiyle "Mazdaizm'in bir rahibi"ne benzetir. Kendi bildiği gibi yaşayan, giyimine karışılmasını istemeyen, "yırtık gömlek ve delik deşik hasır şapkayla köyde dolaşan" özgür bir kişi olarak tanıtır.[1]
  • Konuğun koltuğunun altında bir kerme vardır. Yazar şaşırır: "Ne kış ki yakalım diye getiresin, ne okul zamanı ki okula götürmek için koltuğunun altına alasın." Hemen ardından ekler: "Gerçi yazın da çamaşır yıkamak, bulgur kaynatmak, yıkanmak vb. için kerme gerekirdi."[1] Yazar sahneyi "gerçeküstü bir tablo" diye niteler.
  • Yazarın eşi kardeşi adına mahcup olur. Kermeyi kimse görmesin diye terasa ya da göze görünmeyen bir yere saklamak ister. Yazar da "Ahura Mazda hayretsin! Ağustosun bu kaynar sıcağında bu kerme de ne!" diye düşünür.[1]

Konuğun açıklaması

Konuk niyetini şöyle açıklar (özet):[1]

  • Kermenin Kürt tarihinde ve folklorunda özel bir rolü vardır. Binlerce yıl Kürtleri ısıtmış, kirden pastan korumuş, çadırı aydınlatmış, yurdu ısıtmıştır. Kerme bir enerji kaynağıdır. Uzun kış gecelerini sıcak ve aydınlık kılar, evin bereketidir.
  • Kerme ateşin temelidir, ateş de uygarlığın. Zerdüşt dininde ateş kutsaldır ve güneşi temsil eder.
  • Konuk, yeni ev yaptıran Nuhî Hecî Malê Herşîd'e "hayırlı olsun"a (xêrkirin) gitmektedir. Kerme bu ev için hediyesidir: "Kerme sıcaklığın, bereketin, huzurun ve güvenin simgesidir. İstiyorum ki evi hem fiziksel hem toplumsal olarak ısınsın."
Kurmancî Türkçe
Kerme sêmbolê germîyê, bereketê, hûzûrû û ewleyî ye. Kerme sıcaklığın, bereketin, huzurun ve güvenin simgesidir.
  • Yazının son cümlesi yazarın eşine aittir: "Hatırlıyor musunuz! Eskiden gelinler kayınpeder evine giderken yanlarında kerme götürürlerdi; aydınlık ve mutlu bir yaşam için."[1]
Kurmancî Türkçe
Berê, bûkan kerme bi xwe re dibirin male xazura. Ji bo jîyaneke ronî û bextiwar. Eskiden gelinler kayınpeder evine kerme götürürlerdi. Aydınlık ve mutlu bir yaşam için.

Yazıdaki etnografik veriler

# Veri Değerlendirme
1 Kerme kışın ısınmak için yakılır. Kesin (aşağıdaki kaynaklarla uyumlu)
2 Okul çocukları sınıf sobası için okula koltuk altında kerme götürürdü. Sözlü rivayet
3 Yazın da çamaşır yıkama, bulgur kaynatma ve yıkanma suyunun ısıtılması için kerme yakılırdı. Sözlü rivayet
4 Bugün kerme, saklanması gereken, utanç veren bir nesne gibi görülebilmektedir. Sözlü rivayet (yazarın gözlemi)
5 Yeni eve "hayırlı olsun" hediyesi olarak kerme götürmek. Bireysel, sembolik bir jest; gelenek olduğu iddia edilmez.
6 Eskiden gelinler kayınpeder evine kerme götürürdü. Sözlü rivayet; başka kaynakla doğrulanamadı.

Yer ve dönem

  • Yer: Yazıda köy adı geçmez. Sahne meyve bahçeli, teraslı bir evde ve "köyün içinde" geçer.[1] Aynı sayıdaki "Wêne" yazısında Doğan, fotoğrafı "Xelka Jor"da çekilmiş bir köy anısını anlatır. Sahnenin aynı köyde geçmesi mümkündür, ama yazı bunu söylemez. Hipotez
  • Zaman: Bir ağustos günü ("kele kele tebaxê"). Yazının yayınından (2017) kısa bir süre öncesi olmalıdır. Aynı sayıdaki Darmstadt toplantısı yazısında Doğan, kayınbiraderinin Berlin'de yaşadığını söyler.[4] Buna göre sahne büyük olasılıkla Avrupa'da yaşayan aile üyelerinin yaz tatilinde köyde geçer. Hipotez
  • Nuhî Hecî Malê Herşîd: Aynı sayıdaki "Şopên dema xatirxwaztinê – VIII" yazısı (s. 27–29) bu adla imzalanmıştır. İçindekiler tablosunda ise yazarı Nuh Ateş olarak görünür. Doğan Darmstadt yazısında Nuh Ateş için "Nuh, pixaltîyê min î delal" der. Bu ad, büyük olasılıkla Nuh Ateş'in Kürtçe künyesidir. Muhtemel

Kaynak eleştirisi / değerlendirme

Kerme, tezek ve öteki yakacaklar

Yazı "kerme" sözcüğünü genel yakacak anlamında kullanır. Kaynaklar ise iki ayrı ürünü birbirinden ayırır:

  • Kerme / kemre: Ağılda ya da ahırda kış boyunca biriken ve hayvanların çiğnediği gübre tabakasıdır. İlkbaharda kürekle kalıp hâlinde kesilir ve kurutulur. Kesme ve taşıma işi ağırdır, bu yüzden çoğunlukla erkekler yapar.[2] Isı değeri yüksektir. Bu kaynaklara göre en değerli tezek koyun tezeğidir.[2][3]
  • Tezek / sergîn (yapma tezek): Daha çok sığır dışkısıdır. Saman ve suyla yoğrulur, elle biçimlendirilir, yere serilerek ya da duvara yapıştırılarak kurutulur.[2]

Yazıdaki "koltuk altında taşınan" kerme, birinci türe uyan kesilmiş bir kalıptır. Muhtemel

Orta Anadolu kaynaklarıyla karşılaştırma

Kaynak Yer ve dönem Yakacakla ilgili bilgi
Georges Perrot, "Les Kurdes de l'Haïmaneh" (1865) Haymana, 1860'lar Ağaçsız ve kışı sert Haymana'da tek yakacak hayvan dışkısıdır. Ahırlardan, otlaklardan ve kervan konaklarından toplanır, büyük çukurlarda suyla karıştırılır. Kadınlar ve genç kızlar bu hamuru yoğurup kahverengi kekler biçimine sokar, yere serer ya da çoğunlukla ev duvarlarına yapıştırarak kurutur. Sonbaharda yağmurlardan önce toplanıp evin bir köşesine yığılır. İyi kurutulmuşsa çabuk tutuşur, mavimsi alevle ve hafif misk kokusuyla yanar. Perrot yemeğinin bu yakıtla pişirildiğini, piposunu da bir tezek parçasıyla yaktığını yazar.[5] Türkçe özeti için bkz. Cihanbeyli-Haymana Konar-Göçerleri ve Yedi Aşiret Kaymakamlığı (1827–1861).
Ali Biçer, Bîrnebûn 1 (1997) Yozgat–Çorum–Tokat Alevi Kürt köyleri, 1990'lar Dışarıda yanmış odun ve tezek eve sokulmaz. Ateşe su dökülmez. Güneş battıktan sonra evden ateş çıkarılmaz.[6] Bkz. İç Anadolu'da Unutulmuş Bir Kürt Kolonisi (Bîrnebûn 1, 1997).
Ahmet Ağralı (K08), Göçebelikten Yerleşik Hayata Geçen Bir Toplum: Kırklar Yaylası (1984) Kırklar Yaylası (Ömeranlı'ya bağlı, Kulu), 1983–84 Fenni gübre kullanılır. Hayvan gübresi "fenni gübreden daha kaliteli olmasına rağmen" tarlada kullanılmaz, yakacak olarak kullanılır (basılı s. 28). 37 hanede toplam 72 inek vardır. Davar besleyen 33 hanede ortalama 47,8 davar düşer, bazı hanelerde bu sayı 200–210'a çıkar. 19 hanenin besi için mandırası vardır (s. 29). Ahır, mandıra ve samanlık kerpiçtendir (s. 11). Yaylaya 1980'de elektrik gelmiştir (s. 8). Yeni evli çift için erkek tarafının aldığı eşya listesinde "emaye kömür sobası" ve "fırınlı ocak" yer alır (s. 22).[7] Bkz. Göçebelikten Yerleşik Hayata Geçiş Sürecinde Kırklar Yaylası (1983–1984).
Seyfi Doğan, Bîrnebûn 68 (2017) Adı verilmeyen köy, 2010'lar (anılar daha eski) Kerme kışın ısınmak için, yazın da çamaşır, bulgur ve banyo suyu için yakılır. Okul çocukları kerme götürür. Gelinler kayınpeder evine kerme götürürdü. Kerme ateşin, bereketin ve ev sıcaklığının simgesidir.[1]

Karşılaştırmadan çıkan sonuçlar:

  • Süreklilik. Hayvan dışkısının başlıca yakacak olması, Perrot'nun 1860'lardaki Haymana gözleminden 1984 Kırklar Yaylası verisine kadar süren bir özelliktir. Doğan'ın anıları da bu süreklilikle uyumludur. Kesin (iki bağımsız birincil kaynak)
  • Gübre ile yakacak arasındaki seçim. K08, 1984'te hayvan gübresinin tarla yerine ocağa gittiğini açıkça kaydeder. Bu, Doğan'ın yazın da kerme yakıldığı bilgisini dolaylı olarak destekler: ahırdaki gübre yıl boyu yakacak olarak değerlendiriliyordu. Muhtemel
  • Kerme mi, yapma tezek mi? Perrot'nun anlattığı, yoğrulup duvara yapıştırılan "yapma tezek"tir. Doğan'ın "kerme"si ise kesilmiş kalıp olmalıdır. İki yöntemin Orta Anadolu Kürt köylerinde birlikte kullanılıp kullanılmadığı bu kaynaklardan anlaşılmıyor. K08 yalnız "hayvan gübresi" der, yapım yöntemi vermez. Sözlü tarihle araştırılmalıdır. Hipotez
  • Kömür sobasına geçiş. 1984 çeyiz listesindeki emaye kömür sobası ve fırınlı ocak, Avrupa'ya göçle artan gelirin ev teknolojisini değiştirdiğini gösterir. Kerme bu süreçte günlük yakacak olmaktan çıkıp Doğan'ın yazısındaki gibi nostaljik bir simgeye dönüşmüştür. Hipotez
  • Ateşin kutsallığı. Yazıdaki Zerdüştî çerçeve (ateş kutsaldır, güneşi temsil eder) yazara ve kayınbiraderine ait modern bir yorumdur. Kerme ile Zerdüştlük arasında tarihsel bir bağ olduğu iddiası kanıtlanmış değildir. Buna karşılık ateşe su dökmeme gibi halk inanışları Orta Anadolu'da başka kaynaklarda da kayıtlıdır: Biçer 1997'de Alevi Kürt köylerinde,[6] bir biyografi de Cihanbeyli'ye bağlı Gölyazı (Xelîkan) için ("küllere asla su dökülmez").[8] Muhtemel
  • Gelin ve kerme. Gelinlerin kayınpeder evine kerme götürmesi, incelenen öteki kaynaklarda (Perrot, K08, Bîrnebûn 1) geçmez. K08'in ayrıntılı düğün bölümünde (basılı s. 20–22) böyle bir âdet yoktur.[7] Ya 1984'ten önce terk edilmiş ya da yöreye/aileye özgü bir uygulamadır. Doğrulanamadı. Sözlü rivayet
  • Wikideki öteki sayfalar. Wikideki iki sayfada ağaların yoksul ailelere "kışlık yiyecek ve yakacak (tezek, buğday vb.)" sağladığı yazılıdır. Ancak bu sayfalarda bilgiye kaynak gösterilmemiştir. Bu nedenle Doğan'ın yazısıyla karşılaştırmada kullanılmamıştır.

Yazının niteliği

Yazı bir anı-denemedir. Yazarın kendi gözlemine ve aile içi konuşmaya dayanır, kaynak göstermez. Etnografik değeri, Orta Anadolu Kürtlerinin kendi dillerinde kerme kullanımını anlatan az sayıdaki metinden biri olmasındadır. Zerdüştî terimlerin kullanımı (Ahura Mazda, Mazdaizm), 2010'larda diasporadaki Kürt yazarlar arasında yaygınlaşan bir kimlik dilini yansıtır. Hipotez

Açık sorular

  • Orta Anadolu Kürt köylerinde kerme (kesilmiş ağıl gübresi) ile tepik/sergîn (yapma tezek) için hangi adlar kullanılıyordu? Yapımında kadın ve erkek emeği nasıl bölüşülüyordu?
  • Gelinlerin kerme götürmesi âdeti hangi köylerde ve ne zamana kadar sürdü?
  • Okul sobası için öğrencilerden yakacak istenmesi hangi yıllarda yaygındı?

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ↑ 1,0 1,1 1,2 1,3 1,4 1,5 1,6 1,7 1,8 Seyfi Doğan, "Kerme", Bîrnebûn 68 (2017), s. 32–33.
  2. ↑ 2,0 2,1 2,2 2,3 "Tezek/Sergin", 100 Sene 100 Nesne (100sene100nesne.com), erişim 5 Ekim 2026: Kürtçede kerme, ahır ya da kapalı yerlerde 10–15 cm'yi bulan dışkı tabakalarının kare ya da dikdörtgen biçiminde kesilmesiyle elde edilen üründür.
  3. ↑ 3,0 3,1 "Tezek", Vikipedi (Türkçe), erişim 5 Ekim 2026, "Küçükbaş hayvan mayıslarından elde edilen (kemre) tezek" bölümü (bölüm kaynaksız).
  4. ↑ Seyfi Doğan, "Civîna Bîrnebûnê li Darmstadê", Bîrnebûn 68 (2017), s. 12–14 (s. 13).
  5. ↑ Georges Perrot, "Les Kurdes de l'Haïmaneh", Revue des Deux Mondes, 1865, s. 607–631 (workspace metni, "fiente desséchée des animaux" pasajı).
  6. ↑ 6,0 6,1 Ali Biçer, "İç Anadolu'da Unutulmuş Bir Kürt Kolonisi", Bîrnebûn 1, Newroz 1997, s. 66–74.
  7. ↑ 7,0 7,1 Ahmet Ağralı, Göçebelikten Yerleşik Hayata Geçen Bir Toplum: Kırklar Yaylası, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü, Sosyal Antropolojide Alan Araştırması ve Uygulaması dersi ödevi, Mayıs 1984 (İÜ Merkez Kütüphanesi, demirbaş 58717), basılı s. 8, 11, 20–22, 28, 29 (PDF s. 22, 25, 34–36, 42, 43).
  8. ↑ "Nagihan Akarsel (Zîlan)", Kurdish Women's Library, Archive and Research Center (pirtukxaneyajinenkurdistan.com), erişim 5 Ekim 2026.