Kawas Ağa: Revizyonlar arasındaki fark
(" Dağların dili ağırdır; her kelimesi taşın ağırlığını taşır. O dil, bir adı yıllar boyunca, rüzgârın sırtında taşıdı: **Kawas Ağa**. Rişwan aşiretler birliğinin Sefkanî kolundan... Bir göç mevsimi daha biterken, **1795** ’in serin akşamında, kervanın önünde giden gölge toprağa düştü. Ölüm haberi, yayladan kışlağa, su yolundan otlağa ince bir çizgi gibi yayıldı. Göçerlerin takviminde öl..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu) |
Değişiklik özeti yok |
||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 5 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
<div style="background-color:#F4ECD8; color:#4A3324; padding:18px; border:1px solid #DCC7A1; line-height:1.75; border-radius:4px;"> | |||
<div style=" | |||
position:relative; | |||
border-radius:14px; | |||
overflow:hidden; | |||
margin-bottom:2em; | |||
"> | |||
Dağların dili ağırdır; her kelimesi taşın ağırlığını taşır. O dil, bir | Dağların dili ağırdır; her kelimesi taşın ağırlığını taşır. O dil, bir | ||
adı yıllar boyunca, rüzgârın sırtında taşıdı: | adı yıllar boyunca, rüzgârın sırtında taşıdı: '''[[Kawas Ağa]]'''. | ||
[[Rişwan]] aşiretler birliğinin [[Sefkanî]] kolundan... Bir göç mevsimi daha | [[Rişwan]] aşiretler birliğinin [[Sefkanî]] kolundan... Bir göç mevsimi daha | ||
biterken, | biterken, '''1795''' ’in serin akşamında, kervanın önünde giden gölge | ||
toprağa düştü. Ölüm haberi, yayladan kışlağa, su yolundan otlağa ince | toprağa düştü. Ölüm haberi, yayladan kışlağa, su yolundan otlağa ince | ||
bir çizgi gibi yayıldı. Göçerlerin takviminde ölüm, bahara yahut güze | bir çizgi gibi yayıldı. Göçerlerin takviminde ölüm, bahara yahut güze | ||
değil, | değil, '''yolun ritmine''' göre yaşanır; bir oba durur, sessizlikte | ||
herkes kendi payına düşen sabrı alır. [[Kawas Ağa]]’nın cenazesi, o | herkes kendi payına düşen sabrı alır. [[Kawas Ağa]]’nın cenazesi, o | ||
günlerin | günlerin '''[[Elazığ]]''' diye anılan eteklerine, bugün | ||
[[Malatya]]–[[Doğanşehir]] sınırındaki [[Gövdeli]] / [[Avcılar]] mezarlığına | [[Malatya]]–[[Doğanşehir]] sınırındaki [[Gövdeli]] / [[Avcılar]] mezarlığına | ||
emanet edildi. Taş, susmayı iyi bilir; ama yoldan anlayanlar, o taşın | emanet edildi. Taş, susmayı iyi bilir; ama yoldan anlayanlar, o taşın | ||
| 18. satır: | 24. satır: | ||
Kök, önce isimle görünür olur. Kawas, yalnız bir kişi adı değil, | Kök, önce isimle görünür olur. Kawas, yalnız bir kişi adı değil, | ||
'''usulün''' adıydı. O usul, [[Sefkanî]] çadırlarının dikiş yerlerinden | |||
sızan rüzgârda, sürü sayımındaki dikkatle, ihtiyarlar meclisinde | sızan rüzgârda, sürü sayımındaki dikkatle, ihtiyarlar meclisinde | ||
kurulan cümlelerin ölçüsünde gizliydi. | kurulan cümlelerin ölçüsünde gizliydi. | ||
[[Kawas Ağa]] zamanında | [[Kawas Ağa]] zamanında '''aşiretin rızkı''' basitti ve derindi: koyun, | ||
deve; bulgur, un, sade yağ; süt, yoğurt, et. Giysiler, coğrafyanın | deve; bulgur, un, sade yağ; süt, yoğurt, et. Giysiler, coğrafyanın | ||
öğretmenliğinde dikilirdi: erkeklerde | öğretmenliğinde dikilirdi: erkeklerde '''uçkurlu şalvar''', '''cepken'''; | ||
kadınlarda | kadınlarda '''üç etek entari''', kolları iş görsün diye | ||
'''meşlah'''. Silahın yeri belliydi: at üstünde '''mızrak''' ve '''kılıç'''; | |||
yaya için | yaya için '''kalkan''' ve '''değnek'''. Kawas’ın terbiyesi, kılıcı | ||
kınında, sözü yerinde tutmayı emrederdi: | kınında, sözü yerinde tutmayı emrederdi: '''"Önce söz keser, sonra | ||
kılıç" | kılıç"''', derdi derinden gelen bir sesle. | ||
Gün doğarken sürü suya iner, öğle sıcağında gölgeye çekilir, akşamları | Gün doğarken sürü suya iner, öğle sıcağında gölgeye çekilir, akşamları | ||
çayırın üstünde kısa bir meclis kurulur; herkes gördüğünü, duyduğunu, | çayırın üstünde kısa bir meclis kurulur; herkes gördüğünü, duyduğunu, | ||
sezdiğini dökerdi. Kawas, | sezdiğini dökerdi. Kawas, '''dinlemesini''' bilen bir beydi; kararı tek | ||
başına vermez, | başına vermez, '''ihtiyarlar heyeti''' nin sözünü tartar, kendi hükmünü | ||
'''usul''' e yaslardı. Ondandır ki adı, '''adaletli''' diye anılır, komşu | |||
obalarla sınır taşı çizilirken onun sözünün gölgesi uzardı. | obalarla sınır taşı çizilirken onun sözünün gölgesi uzardı. | ||
| 42. satır: | 48. satır: | ||
[[Sefkanî]] kolu, [[Rişwan]]’ın içinde; [[Rişwan]] ise geniş gölgeli | [[Sefkanî]] kolu, [[Rişwan]]’ın içinde; [[Rişwan]] ise geniş gölgeli | ||
[[Berazî]] konfederasyonunun bir parçası... Bu büyük çember, sınır | [[Berazî]] konfederasyonunun bir parçası... Bu büyük çember, sınır | ||
hattından çok | hattından çok '''dayanışma haritası''' ydı. [[Maraş]], [[Adıyaman]], | ||
[[Antep]], [[Halep]]; daha ötede [[Lübnan]] taşına tutunan, | [[Antep]], [[Halep]]; daha ötede [[Lübnan]] taşına tutunan, | ||
[[Süleymaniye]] rüzgârında serinleyen kollar... İnanç tonları | [[Süleymaniye]] rüzgârında serinleyen kollar... İnanç tonları | ||
farklıydı; çoğu Sünnî, kimi Alevî; ama göğün altında | farklıydı; çoğu Sünnî, kimi Alevî; ama göğün altında '''aynı otlağı''', | ||
'''aynı suyu''', '''aynı pazar yolunu''' paylaşmanın kardeşliği, kanın | |||
çizdiği sınırı genişletirdi. Kawas, bu çeşitliliğin kıymetini bilirdi: | çizdiği sınırı genişletirdi. Kawas, bu çeşitliliğin kıymetini bilirdi: | ||
'''"Aşireti ayakta tutan kan değil, ekmekle sudur"''', diye tembih eder, | |||
sürüye bakana da, yola bakana da aynı ölçüyü verirdi. | sürüye bakana da, yola bakana da aynı ölçüyü verirdi. | ||
== Yolun Hikmeti == | == Yolun Hikmeti == | ||
Kawas’ın yıllarında | Kawas’ın yıllarında '''yaylak–kışlak''' düzeni, ince bir saz gibi | ||
akardı. Yaz, [[Hısn-ı Mansur]] ([[Adıyaman]]) havalisinin serin | akardı. Yaz, [[Hısn-ı Mansur]] ([[Adıyaman]]) havalisinin serin | ||
yüksekliklerine çağırır, kış gelince [[Gövdeli]] civarında siyah keçi | yüksekliklerine çağırır, kış gelince [[Gövdeli]] civarında siyah keçi | ||
kıllı çadırlar, | kıllı çadırlar, '''rampa gibi kazılan derin çukurların''' üstüne | ||
gerilirdi. Soğukla yapılan şu kadim anlaşma uygulanırdı: | gerilirdi. Soğukla yapılan şu kadim anlaşma uygulanırdı: | ||
'''"Sen dışarıda kal, biz içeride nefes alalım."''' | |||
Çukur evlerin duvarına ateşin çıtırtısı vurur, çocuklar kargıların | Çukur evlerin duvarına ateşin çıtırtısı vurur, çocuklar kargıların | ||
| 64. satır: | 70. satır: | ||
erkekler ufka bakıp hava tutardı. | erkekler ufka bakıp hava tutardı. | ||
[[File:kawasaga. | [[File:kawasaga.jpg|thumb|450px]] | ||
Göç, yalnız | Göç, yalnız '''yerin''' değil, '''yemeğin, giysinin, duanın''' da ahengini | ||
değiştirir. Kawas’ın kurduğu düzen, aşiretin | değiştirir. Kawas’ın kurduğu düzen, aşiretin '''itibarını''' sürünün | ||
önünden yürütürdü. Yabancı göz, su başında sıranın sessizce | önünden yürütürdü. Yabancı göz, su başında sıranın sessizce | ||
işleyişine, çocukların gece vakti bağrışmayışına, kadınların çadır | işleyişine, çocukların gece vakti bağrışmayışına, kadınların çadır | ||
önünde örgü örerken gözünü yoldan ayırmayışına bakar ve şöyle derdi: | önünde örgü örerken gözünü yoldan ayırmayışına bakar ve şöyle derdi: | ||
'''"Bu oba uyanık".''' | |||
== Sözün Terazisi == | == Sözün Terazisi == | ||
Hangi oba suya ne kadar yaklaşacak, koyun ne vakit suya indirilecek, | Hangi oba suya ne kadar yaklaşacak, koyun ne vakit suya indirilecek, | ||
sınır taşı nereye konacak... Bu soruların cevabı | sınır taşı nereye konacak... Bu soruların cevabı '''ekmekle onurun''' | ||
terazisinde tartılırdı. Kavga, kılıçla değil, | terazisinde tartılırdı. Kavga, kılıçla değil, '''sözle''' bitirilirdi. | ||
Yemin gerekiyorsa, gökyüzü şahit tutulur; özür gerekiyorsa, bir kazan | Yemin gerekiyorsa, gökyüzü şahit tutulur; özür gerekiyorsa, bir kazan | ||
çorbanın buharında serinletilirdi. Kawas, | çorbanın buharında serinletilirdi. Kawas, | ||
'''"Adalet gösteri değil, sükûnet ister"''' demeyi öğretmişti. Aşiretin | |||
namı uzak oba kapılarında | namı uzak oba kapılarında '''"Kawas usulü"''' diye anılır oldu. | ||
== Taşın Hatırladığı == | == Taşın Hatırladığı == | ||
| 87. satır: | 93. satır: | ||
Bugün [[Gövdeli]] / [[Avcılar]] mezarlığında, rüzgârla konuşmayı bilen | Bugün [[Gövdeli]] / [[Avcılar]] mezarlığında, rüzgârla konuşmayı bilen | ||
biri, taşların gölgesinde onun hatırasını işitir. Taş suskundur, ama | biri, taşların gölgesinde onun hatırasını işitir. Taş suskundur, ama | ||
'''harita''' dır da; çünkü göçer için mezar taşı, yalnız bir '''son''' | |||
değil, geriden gelene | değil, geriden gelene '''yol işareti''' dir. | ||
Kawas’tan sonra dizginleri | Kawas’tan sonra dizginleri '''[[Nuri Ağa]]''' aldı; yazın | ||
[[Hısn-ı Mansur]] yaylaları, kışın [[Gövdeli]] obaları.. Onun ardından | [[Hısn-ı Mansur]] yaylaları, kışın [[Gövdeli]] obaları.. Onun ardından | ||
'''[[Ahmed Ağa]]''', sonra '''[[Sarı İsmail]]'''; '''[[Molla İbrahim]]'''’le | |||
taş ve su dile geldi. Fakat bütün bu adların önünde, ilk gölge yine | taş ve su dile geldi. Fakat bütün bu adların önünde, ilk gölge yine | ||
[[Kawas Ağa]]’dır. | [[Kawas Ağa]]’dır. | ||
Ailenin elinde bir zaman dolaşan | Ailenin elinde bir zaman dolaşan '''bakır sini''' nin kenarına kazınmış | ||
'''“Süryani–Mustafa / 1837”''' yazısı, doğrudan onun eli değilse bile | |||
'''onun kurduğu usulün''' nişanesidir: farklı diller, farklı eller aynı | |||
sofraya eğilir; zanaatla hatıra, ekmekle harf yan yana durur. | sofraya eğilir; zanaatla hatıra, ekmekle harf yan yana durur. | ||
Kawas’ın mirası budur: | Kawas’ın mirası budur: '''Birlik fikrini, çeşitliliğin içine emekle | ||
yerleştirmek. | yerleştirmek.''' | ||
== İnsan Hali == | == İnsan Hali == | ||
[[Kawas Ağa]]’nın hikâyesi, büyüklüğü yüksek sesle bağıranlardan | [[Kawas Ağa]]’nın hikâyesi, büyüklüğü yüksek sesle bağıranlardan | ||
değil; | değil; '''göçün ağırlığını sırtında sessizce taşıyanlar''' dandır. Ne | ||
çok söz bırakmış, ne de ardına saraylar. Bıraktığı, | çok söz bırakmış, ne de ardına saraylar. Bıraktığı, '''usul''' dür: | ||
* | * '''Ekmek''' kıtken, pay büyütmek. | ||
* | * '''Su''' azalmışken, sırayı adil tutmak. | ||
* | * '''Yol''' uzakken, sözü kısa, gönlü geniş etmek. | ||
* | * '''Kılıç''' varken, önce kelimeyi keskin tutmak. | ||
Yıllar sonra bir çocuk, mektepte adını ilk kez duyduğunda, okuma | Yıllar sonra bir çocuk, mektepte adını ilk kez duyduğunda, okuma | ||
levhasındaki harflerin arasından sızan bir rüzgârı hisseder; o rüzgâr, | levhasındaki harflerin arasından sızan bir rüzgârı hisseder; o rüzgâr, | ||
bir keçi kılı çadırın dikiş yerinden esmiş, | bir keçi kılı çadırın dikiş yerinden esmiş, '''Kawas''' adını | ||
taşımıştır. | taşımıştır. | ||
Bir kadın, çeşme başında tasını doldururken, sıra kendisinden sonra | Bir kadın, çeşme başında tasını doldururken, sıra kendisinden sonra | ||
gelene uzattığı tasın ağırlığında bir | gelene uzattığı tasın ağırlığında bir '''usul''' hatırlar; o usul, bir | ||
zaman önce | zaman önce '''Kawas''' tarafından düzenlenmiştir. | ||
Bir genç, sınır taşını yerine çakarken, | Bir genç, sınır taşını yerine çakarken, | ||
'''"Taş, unutmanın eşiğine konulan nöbettir"''' | |||
sözünü duyar; o söz, | sözünü duyar; o söz, '''Kawas''' ’ın gölgesinden kalmadır. | ||
[[File:sef1.jpg|thumb|450px]] | |||
Her büyük hikâye, bir | Her büyük hikâye, bir '''mezar taşının''' yanından başlar. Bizimkisi, | ||
[[Kawas Ağa]]’nın taşının gölgesinde başladı. O taş, | [[Kawas Ağa]]’nın taşının gölgesinde başladı. O taş, '''kök''' e işaret | ||
etti; kökten | etti; kökten '''yol''' çıktı; yol, '''usul''' e dönüştü. | ||
Sonra adlar çoğaldı, yıllar yürüdü, göç | Sonra adlar çoğaldı, yıllar yürüdü, göç '''iskan''' oldu; ama rüzgâr | ||
hâlâ aynı sesi fısıldar: | hâlâ aynı sesi fısıldar: | ||
'''“Düzen unutulmasın.”''' | |||
Kawas’ın adı, o düzenin ilk hecesidir. Ve biz, her yeni sayfada, önce | Kawas’ın adı, o düzenin ilk hecesidir. Ve biz, her yeni sayfada, önce | ||
o heceyi okur gibi başlarız: | o heceyi okur gibi başlarız: '''Ka–was'''. | ||
Çünkü bir ailenin, bir aşiretin, bir yurdun hafızasında | Çünkü bir ailenin, bir aşiretin, bir yurdun hafızasında '''ilk gölge''' | ||
onun gölgesidir. | onun gölgesidir. | ||
| 150. satır: | 157. satır: | ||
[[Kategori:Göçebe Kültürü]] | [[Kategori:Göçebe Kültürü]] | ||
[[Kategori:Aşiret Tarihi]] | [[Kategori:Aşiret Tarihi]] | ||
</div> | |||

