Sersal
Sersal (Folklor)
Sersal, Efrîn bölgesinin halk kültürü içerisinde yer alan önemli Folklor etkinliklerinden biridir. Geçmişte çok daha geniş ve canlı bir biçimde kutlanırdı; özellikle insanların yaşamı büyük ölçüde Tarım ve Doğa ürünlerine bağlı olduğu dönemlerde bu gelenek daha güçlüydü.
Sersal özünde bir dini ritüel niteliği taşır. Bu gelenek, Tanrının her şeyin mutlak sahibi olduğu ve onun rızası olmadan yeryüzünde hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceği inancına dayanır. Bu düşüncenin kökeni, İnsanlık Tarihinin erken dönemlerine kadar uzanır. O dönemlerde insanlar Doğadaki sembolleri ve işaretleri görünmeyen güçler olarak kabul ederlerdi. Zamanla bu güçlerin canlı varlıklar olduğuna inanılmış ve insanların bu güçlere karşı zayıf olduğu düşünülmüştür.
Böylece insanlar bu güçlere Tanrı adını vermiş ve doğadaki her güç bir tanrı ile temsil edilmiştir. Örneğin Savaş Tanrısı, Ölüm Tanrısı ve Yağmur Tanrısı gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Doğa güçlerinin insanlar üzerindeki etkisi doğrudan hissedildiği için insanlar yaşadıkları zorlukları bu tanrılara bağlamışlardır.
Bu nedenle insanların amacı tanrıların hoşnutluğunu kazanmak olmuştur. Bunun yolu da Kurban sunmak olarak görülmüştür. O dönemde kurban olarak hem insanlar hem de hayvanlar sunulabilirdi. Bu kurbanların sunulması için özel Tapınaklar yapılmış ve böylece insan yaşamı ve toplumsal düzen bu tanrılarla ilişkilendirilmiştir.
Yıllar geçtikçe insan düşüncesi gelişmiş olsa da bu eski inançların etkisi günümüze kadar devam etmiştir. Bu durum özellikle Kürt Toplumunda daha belirgindir. Kürtler binlerce yıldır süregelen bir dini geleneğe sahiptir. Bu geleneklerden biri Êzidiliktir. Günümüzde Kürtlerin çoğu İslam dinine mensup olsa da günlük yaşamlarında eski inançların izleri güçlü biçimde varlığını sürdürmektedir.
Bugün bile Müslüman olan birçok kişi bazen Êzidi şeyhleri ve imamları adına yemin edebilmektedir. Örneğin anlatıcının annesi Müslüman olmasına rağmen şu sözü söylemektedir:
“KEREMETEK Dİ CİDÊ SÊX SİLÊM DE HEYE, Bİ SERÊ EZÎZ Û WEZÎZ, TU Jİ DESTÊ GOLA ŞÎN BİBÎNÎ.”
(Sözü söyleyen kişi bile Gola Şînin ne olduğunu bilmemektedir.)
Sersal da eski dönemlerden günümüze ulaşan geleneklerden biridir. Geçmişte Afrin bölgesinde bazen yağmur yıllarca yağmazdı. Bölge halkının yaşamı tamamen Tarım ve Doğa ürünlerine bağlı olduğu için bu durum büyük bir sorun yaratırdı. Bu nedenle bölge halkı birlikte hareket ederek Tanrıdan merhamet ve yağmur isterdi.
Bu amaçla yapılan törenler zamanla Sersal geleneğini oluşturmuştur. Bu ritüelin amacı Tanrı’nın halktan razı olması ve durdurulmuş yağmurun yeniden yağmasıdır.
Sersal töreni genellikle gece yapılır. Her köyün gençleri bir araya gelir ve tören alayı oluşturur. Alayın başındaki kişi Def çalar, dini ezgiler söyler ve diğer insanlar da bu ezgileri tekrar eder.
Söylenen sözler çoğunlukla dua ve yakarış niteliğindedir. Örneğin:
<poem> Çole çole ez ê herim Çole çole em ê têne Senek bilxur em ê têne Xatûn bacê em ê têne Senek bilxur em ê têne </poem>
Gençlerin oluşturduğu bu Karavan köydeki bütün evleri dolaşır. Her evde halk ekonomik durumuna göre bu yürüyüşe katkıda bulunur. İnsanlar Buğday, Mercimek, Nohut veya Para verirler.
Ev sahibi ayrıca karavanın üzerine bir tas Su döker. Bu hareket yağmurun yeniden yağmasını simgeler.
Sersal yürüyüşü yalnızca bir köyle sınırlı değildir. Gençler çevredeki köylere de gider ve diğer köylerin karavanları da onların köylerine gelir. Böylece Sersal bütün bölgeye yayılan ortak bir etkinliğe dönüşür.
Karavan yaklaşık bir hafta boyunca dolaşır. Haftanın sonunda gençler toplanır ve toplanan ürünleri ayırırlar. Satılabilecek olanlar pazara götürülür ve paraya çevrilir. Bu parayla bir Koyun veya Koç satın alınır ve bir Tapınakta kurban edilir.
Kurban kesilirken insanlar gökyüzüne doğru ellerini kaldırarak hep birlikte dua eder ve yağmur yağmasını isterler. Daha sonra birlikte yemek yerler ve kurban etinin geri kalan kısmı Yoksullara dağıtılır.
Bazen halkın dualarının kabul edildiğine inanılır. Çünkü birkaç gün sonra yağmur yağmaya başlayabilir ve doğa yeniden canlanır.
Ancak Efrîn Kürtleri arasında Sersal hakkında anlatılan bazı mizahi hikâyeler de vardır. Bir yıl Sersal yürüyüşünden elde edilen gelir çok fazla olmuş ve gençler pazardan büyük bir koç satın almışlardır. Kurban kesildikten birkaç gün sonra şiddetli yağmur başlamış ve uzun süre durmamıştır.
Bu yağmur doğayı canlandırmak yerine büyük Sellere neden olmuş ve halkın evleri ile tarlaları zarar görmüştür. Bunun üzerine halk yeniden pazara gidip bir koç daha satın almış ve bu kez yağmurun durması için kurban kesmiştir.
Kaynak: Hasanê Alê Metin: Kürtçe Vikipediden alınmıştır.