Semsur’daki Aşiretler
Semsur’daki Aşiretler
1. Reşî Aşireti
Reşî aşireti, Osmanlı kayıtlarında “Ekrad-ı Türkmen” olarak adlandırılmaktadır. Bu topluluğun Halep’ten Kastamonu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayıldığı belirtilmektedir.
“Ekrad-ı Türkmen” ifadesi, söz konusu grubun hem Kürt (Ekrad) hem de Türkmen kategorisi içinde değerlendirilmiş olduğunu göstermektedir. Bu durum, “Türkmen” adı altında zikredilen bazı toplulukların gerçekte Kürt kökenli olabileceğine dair bir kanıt olarak yorumlanmaktadır.
Reşî aşiretine bağlı kollar şunlardır:
- Rumiyan: 32 hane – 3 mücerred; başka bir kayıtta 22 hane
- Mansur: 26 hane – 13 mücerred; başka bir kayıtta 39 hane
- İzdeganu: 18 hane
Bu üç aşiret kolunun günümüzde Horasan’da da bulunduğu ifade edilmektedir. Özellikle İzdeganu kolunun ziyaret edildiği ve bu topluluğun Reşî aşiretiyle bağlantılı olduğunun anlaşıldığı belirtilmektedir.
Toplulukların fiziksel özellikleri, dili, ahlaki yapıları ve gelenekleri bakımından güçlü bir benzerlik gösterdiği; iki ayrı koldan oluşan tek bir bütünün parçaları gibi göründükleri vurgulanmaktadır.
Rumiyan ve Safevi Devleti Bağlantısı
Rumiyan kolunun, eski dönemlerde Anadolu’dan İran’a göç ederek Safevi Devleti’nin kuruluşunda rol aldığı ifade edilmektedir. Bu bilgi, özellikle M. Wekilev’in Safevilerin kökeninde Kürt unsurların bulunduğuna dair iddiasını destekleyen bir veri olarak değerlendirilmektedir.
Değerlendirme
Semsur bölgesinde “Ekrad-ı Türkmen” adıyla kaydedilen bu aşiretler, Osmanlı idari terminolojisinin etnik gerçekliği her zaman doğrudan yansıtmadığını göstermektedir. Reşî ve ona bağlı kolların hem Anadolu’da hem de Horasan’da varlık göstermesi, tarihsel göç ve kimlik sürekliliği açısından önem taşımaktadır.
---
Dulkadir Toplulukları
Dulkadir grubuna bağlı topluluklar, Maraş (Mereş) ve Elbistan çevresinde yazlak ve kışlak hayatı sürdürmekteydi. 1530 ve 1540 tarihli kayıtlarda bu gruplara ilişkin şu veriler yer almaktadır:
1530–1540 Kayıtları
- Tomak Hecîlû: 31 hane – 3 mücerred (1540 kaydı yok)
- Kuşne: 76 hane – 2 mücerred
- Pir Omer: 14 hane – 2 mücerred
- Emîrlû: 3 hane
- Beydili (Sivas yaylası): 95 hane (1540–1563 arası kayıt tespit edilmemiştir)
- Qecer: 12 hane
- Zerk: 7 hane – 1 mücerred
- Tukuz (Kara Koseceli): Dulkadirli olup üç hanelik bir gruptur
Bu veriler, Zerk kolunun Dulkadirlilerle birlikte hareket ettiğini göstermektedir.
Coğrafi ve Tarihsel Bağlantılar
Emîrlû topluluğunun Gilan ve Reşt çevresinde de bulunduğu; kendilerini Reşî kökenli kabul ettikleri ve adlarının Amarlu / Emerlü biçiminde de geçtiği belirtilmektedir.
Beydili kolunun günümüzde Horasan’da bulunduğu ve köylerinin Bojnurd çevresinde yer aldığı ifade edilmektedir. Bu topluluğun 1519 sonrası kayıtlarda görünmemesi dikkat çekicidir. Bu durumun, Safevi Devleti’nin kuruluş süreci ve Osmanlı-Safevi çatışmalarıyla bağlantılı olduğu değerlendirilmektedir.
Değerlendirme
Dulkadirli topluluklara dair bu kayıtlar, 16. yüzyılda Anadolu ile Horasan arasındaki aşiret hareketliliğini ortaya koymaktadır. Aşiretlerin bir kısmı Osmanlı idaresine bağlı kalırken, bir kısmı Safevi etkisi altına girmiştir. Bu süreç, hem mezhepsel hem de siyasal dönüşümlerin aşiret yapıları üzerindeki etkisini göstermektedir.
---