Şoreş Reşî ile Orta Anadolu Kürt Tarihini Yeniden Okumak
Şoreş Reşî ile Orta Anadolu Kürt Tarihini Yeniden Okumak
Giriş
Orta Anadolu Kürt tarihi, kriz anları ve kopuşlar üzerinden değil, uzun tarihsel süreklilikler üzerinden okunmalıdır. Bu yaklaşım, tarihi tekil kırılmalar yerine çok katmanlı zaman çizgileriyle ele almayı önerir.
— aynı nehre farklı kıyılardan bakmak —
Yakında Orta Anadolu Kürt yazar–araştırmacı Şoreş Reşî ile yapılan bir söyleşi paylaşılacaktır. Bu söyleşi, Orta Anadolu Kürt tarihine dair bildiklerimizi değil, **bildiğimizi sandıklarımızı** yeniden düşünmeye çağırmaktadır.
Yerleşik Anlatının Oluşumu
Güncel literatürde Orta Anadolu Kürt tarihi çoğunlukla Yunak–Cihanbeyli–Kulu–Haymana hattı üzerinden ele alınmaktadır. Bu hattın güçlü olmasının nedenleri şunlardır:
- Yoğun sözlü tarih birikimi
- 19. yüzyıla ait görece bol Osmanlı arşivleri
- Geç dönem iskan politikalarına dair belgelerin erişilebilirliği
Bu çalışmalar kıymetlidir; ancak zamanla bu eksen, farkında olmadan **merkezi bir anlatı**ya dönüşmüştür.
Bu durum bir hata değil, tarih yazımında sıkça rastlanan bir **alışkanlık**tır.
19. Yüzyıl Merkezli Okumanın Sınırları
Bu merkezi eksenden bakıldığında Orta Anadolu Kürt tarihi çoğu zaman 1800’lerle başlatılır. Tanzimat, derbentler, vergi düzenlemeleri ve Geç Osmanlı dönemi temel referans noktalarıdır.
Bu unsurlar tarihin önemli parçalarıdır; ancak **bütünün kendisi değildir**.
Aksaray–Ekecik Hattı ve Süreklilik Meselesi
Bu noktada şu soru kaçınılmaz hale gelir:
Aksaray–Ekecik hattı neden anlatının merkezinde yer almaz?
Aksaray merkezli bir okumada zaman çizelgesi geriye doğru açılır. 16. yüzyıl ve daha erken dönemlere uzanan bir **yerleşiklik ve süreklilik** görünür.
Osmanlı arşivlerinde geçen:
- Ekrâd-ı Ekecik
- Eyyûbelî / Eyyûbî havalisi
ifadeleri, bu bölgenin tali değil, **kurucu** bir alan olduğunu düşündürmektedir.
Sessiz Süreklilik ve Tarih Yazımı
Aksaray–Ekecik hattında Kürt varlığı birçok yerde erken dönemde **yerleşik** hale gelmiştir. Bu nedenle:
olguları daha sınırlı görünür.
Oysa tarih yazımı çoğu zaman **dramatik kırılmaları** merkeze alır;
- sessiz süreklilik** ise çoğunlukla görünmez kalır.
Çok Merkezli ve Çok Zamanlı Bir Okuma
Buradaki mesele bir hattı diğerine tercih etmek değildir. Asıl mesele, Orta Anadolu Kürt tarihinin:
- tek merkezli değil,
- çok merkezli,
- çok zamanlı
bir yaklaşımla ele alınması gerektiğinin kabul edilmesidir.
Bu bağlamda Ekecik ve çevresi, tarihin kenarında değil, **kalbine yakın** bir konumda durmaktadır.
Kaynak
Uskê Cîmîk – Facebook sayfası https://www.facebook.com/profile.php?id=61575076075887