Semsur’daki Aşiretler: Revizyonlar arasındaki fark
| 103. satır: | 103. satır: | ||
== 6. [[Ekrad-ı Kavi]] (Yörük) == | == 6. [[Ekrad-ı Kavi]] (Yörük) == | ||
[[Ekrad-ı Kavi]] topluluğu | [[Ekrad-ı Kavi]] topluluğu Osmanlı kayıtlarında “[[Yörük]]” olarak tanımlanmıştır. 1540 tarihli tahrir defterlerinde bu gruba bağlı alt kollar şu şekilde kaydedilmiştir: | ||
* [[Boylan]]: 126 hane – 19 mücerred | * [[Boylan]]: 126 hane – 19 mücerred | ||
* [[Belivan]]: 126 hane – 19 mücerred | |||
* [[Xelikan]]: 57 hane – 19 mücerred | |||
* [[Boylan Diğer]]: 104 hane – 16 mücerred | |||
* [[Zengilan]] (Salmanlı kolu): 78 hane – 27 mücerred | |||
Bu | Bu veriler, Ekrad-ı Kavi grubunun 16. yüzyıl ortalarında önemli bir nüfusa sahip olduğunu ve farklı alt kollara ayrıldığını göstermektedir. | ||
== Coğrafi ve Kimlik Meselesi == | |||
Kavi topluluğunun günümüzde [[Kolik]] bölgesinde yaşadığı belirtilmektedir. Bu grubun “Yörük” olarak tanımlanmasının, onların sosyal yapısı, tarihsel geçmişi ve kültürel özellikleri açısından aşağılayıcı bir nitelendirme olduğu ifade edilmektedir. | |||
[[Xelikan]] kolunun bir kısmının [[Konya]]’da, bir kısmının ise [[Horasan]]’da bulunduğu aktarılmaktadır. Bu durum, Kavi topluluğunun tarihsel süreçte bölünmüş olabileceğini düşündürmektedir. | |||
[[Zengilan]] kolunun Horasan’da varlığını sürdürdüğü ve burada [[Keyvanlılar]] (Kevanlu) adıyla da anıldığı belirtilmektedir. Bu bağlamda “Kavi” adının zamanla değiştirilmiş olabileceği ihtimali dile getirilmektedir. | |||
== Emar-lû ve Gilan Bağlantısı == | |||
Metinde ayrıca [[Emar-lû]] topluluğunun [[Gilan]] bölgesinde bulunduğu belirtilmektedir. Bu durum, Anadolu–Horasan–Gilan hattındaki aşiret hareketliliğinin bir başka göstergesi olarak değerlendirilmektedir. | |||
== Değerlendirme == | |||
Ekrad-ı Kavi grubuna ilişkin kayıtlar, Osmanlı idari sisteminde “Yörük” kategorisinin her zaman etnik bir tanımlama olmadığını göstermektedir. Bu toplulukların Anadolu, Horasan ve Gilan arasında tarihsel bir süreklilik sergilediği; isim değişimleri ve idari tasnifler nedeniyle kimliklerinin farklı biçimlerde kayda geçtiği anlaşılmaktadır. | |||
--- | --- | ||
[[Kategori:Kürt Aşiretleri]] | [[Kategori:Kürt Aşiretleri]] | ||
[[Kategori:Osmanlı Tahrir Defterleri]] | [[Kategori:Osmanlı Tahrir Defterleri]] | ||
[[Kategori:Horasan]] | |||
[[Kategori:Gilan]] | |||
[[Kategori:16. yüzyıl Anadolu tarihi]] | [[Kategori:16. yüzyıl Anadolu tarihi]] | ||
| 119. satır: | 140. satır: | ||
[[Kategori:Dulkadir Beyliği]] | [[Kategori:Dulkadir Beyliği]] | ||
[[Kategori:Kürt Aşiretleri]] | [[Kategori:Kürt Aşiretleri]] | ||
[[Kategori:Osmanlı Tahrir Defterleri]] | |||
[[Kategori:16. yüzyıl Anadolu tarihi]] | |||
[[Kategori:Maraş]] | [[Kategori:Maraş]] | ||
[[Kategori:Elbistan]] | [[Kategori:Elbistan]] | ||
[[Kategori:Horasan]] | [[Kategori:Horasan]] | ||
[[Kategori:Safevi Devleti]] | [[Kategori:Safevi Devleti]] | ||
21.27, 20 Şubat 2026 tarihindeki hâli
1. Reşî Aşireti
Reşî aşireti, Osmanlı kayıtlarında “Ekrad-ı Türkmen” olarak adlandırılmaktadır. Bu topluluğun Halep’ten Kastamonu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayıldığı belirtilmektedir.
“Ekrad-ı Türkmen” ifadesi, söz konusu grubun hem Kürt (Ekrad) hem de Türkmen kategorisi içinde değerlendirilmiş olduğunu göstermektedir. Bu durum, “Türkmen” adı altında zikredilen bazı toplulukların gerçekte Kürt kökenli olabileceğine dair bir kanıt olarak yorumlanmaktadır.
Reşî aşiretine bağlı kollar şunlardır:
- Rumiyan: 32 hane – 3 mücerred; başka bir kayıtta 22 hane
- Mansur: 26 hane – 13 mücerred; başka bir kayıtta 39 hane
- İzdeganu: 18 hane
Bu üç aşiret kolunun günümüzde Horasan’da da bulunduğu ifade edilmektedir. Özellikle İzdeganu kolunun ziyaret edildiği ve bu topluluğun Reşî aşiretiyle bağlantılı olduğunun anlaşıldığı belirtilmektedir.
Toplulukların fiziksel özellikleri, dili, ahlaki yapıları ve gelenekleri bakımından güçlü bir benzerlik gösterdiği; iki ayrı koldan oluşan tek bir bütünün parçaları gibi göründükleri vurgulanmaktadır.
Rumiyan ve Safevi Devleti Bağlantısı
Rumiyan kolunun, eski dönemlerde Anadolu’dan İran’a göç ederek Safevi Devleti’nin kuruluşunda rol aldığı ifade edilmektedir. Bu bilgi, özellikle M. Wekilev’in Safevilerin kökeninde Kürt unsurların bulunduğuna dair iddiasını destekleyen bir veri olarak değerlendirilmektedir.
Değerlendirme
Semsur bölgesinde “Ekrad-ı Türkmen” adıyla kaydedilen bu aşiretler, Osmanlı idari terminolojisinin etnik gerçekliği her zaman doğrudan yansıtmadığını göstermektedir. Reşî ve ona bağlı kolların hem Anadolu’da hem de Horasan’da varlık göstermesi, tarihsel göç ve kimlik sürekliliği açısından önem taşımaktadır.
---
Dulkadir Toplulukları
Dulkadir grubuna bağlı topluluklar, Maraş (Mereş) ve Elbistan çevresinde yazlak ve kışlak hayatı sürdürmekteydi. 1530 ve 1540 tarihli kayıtlarda bu gruplara ilişkin şu veriler yer almaktadır:
1530–1540 Kayıtları
- Tomak Hecîlû: 31 hane – 3 mücerred (1540 kaydı yok)
- Kuşne: 76 hane – 2 mücerred
- Pir Omer: 14 hane – 2 mücerred
- Emîrlû: 3 hane
- Beydili (Sivas yaylası): 95 hane (1540–1563 arası kayıt tespit edilmemiştir)
- Qecer: 12 hane
- Zerk: 7 hane – 1 mücerred
- Tukuz (Kara Koseceli): Dulkadirli olup üç hanelik bir gruptur
Bu veriler, Zerk kolunun Dulkadirlilerle birlikte hareket ettiğini göstermektedir.
Coğrafi ve Tarihsel Bağlantılar
Emîrlû topluluğunun Gilan ve Reşt çevresinde de bulunduğu; kendilerini Reşî kökenli kabul ettikleri ve adlarının Amarlu / Emerlü biçiminde de geçtiği belirtilmektedir.
Beydili kolunun günümüzde Horasan’da bulunduğu ve köylerinin Bojnurd çevresinde yer aldığı ifade edilmektedir. Bu topluluğun 1519 sonrası kayıtlarda görünmemesi dikkat çekicidir. Bu durumun, Safevi Devleti’nin kuruluş süreci ve Osmanlı-Safevi çatışmalarıyla bağlantılı olduğu değerlendirilmektedir.
Değerlendirme
Dulkadirli topluluklara dair bu kayıtlar, 16. yüzyılda Anadolu ile Horasan arasındaki aşiret hareketliliğini ortaya koymaktadır. Aşiretlerin bir kısmı Osmanlı idaresine bağlı kalırken, bir kısmı Safevi etkisi altına girmiştir. Bu süreç, hem mezhepsel hem de siyasal dönüşümlerin aşiret yapıları üzerindeki etkisini göstermektedir.
3. Kızıllû (Dulkadirli)
Kızıllû topluluğu, Dulkadir grubuna bağlı olarak kaydedilmiştir. 1530 ve 1563 tarihli kayıtlarda şu alt kollar yer almaktadır:
* 1530: kayıt yok * 1563: 2 hane – 6 mücerred
* 1530: kayıt yok * 1563: 9 hane
Bu veriler, Kızıllû topluluğunun 16. yüzyıl ortalarında idari kayıtlarda görünür hâle geldiğini göstermektedir.
---
4. Beziki (1530)
1530 tarihli kayıtlarda Beziki topluluğuna bağlı şu alt gruplar yer almaktadır:
- Köprüllü: 9 hane
- Kara Oruçan (Qere Oruçan): 7 hane
- Turgay Adıllı: 24 hane
Bu alt kollar, Beziki federatif yapısının Anadolu’daki devamını göstermektedir.
---
5. Tacirli
Tacirli topluluğuna bağlı alt gruplar:
Bu kayıtlar, Tacirli grubunun belirli bir hane ve mücerred (bekâr erkek) nüfusa sahip olduğunu göstermektedir.
---
6. Ekrad-ı Kavi (Yörük)
Ekrad-ı Kavi topluluğu Osmanlı kayıtlarında “Yörük” olarak tanımlanmıştır. 1540 tarihli tahrir defterlerinde bu gruba bağlı alt kollar şu şekilde kaydedilmiştir:
- Boylan: 126 hane – 19 mücerred
- Belivan: 126 hane – 19 mücerred
- Xelikan: 57 hane – 19 mücerred
- Boylan Diğer: 104 hane – 16 mücerred
- Zengilan (Salmanlı kolu): 78 hane – 27 mücerred
Bu veriler, Ekrad-ı Kavi grubunun 16. yüzyıl ortalarında önemli bir nüfusa sahip olduğunu ve farklı alt kollara ayrıldığını göstermektedir.
Coğrafi ve Kimlik Meselesi
Kavi topluluğunun günümüzde Kolik bölgesinde yaşadığı belirtilmektedir. Bu grubun “Yörük” olarak tanımlanmasının, onların sosyal yapısı, tarihsel geçmişi ve kültürel özellikleri açısından aşağılayıcı bir nitelendirme olduğu ifade edilmektedir.
Xelikan kolunun bir kısmının Konya’da, bir kısmının ise Horasan’da bulunduğu aktarılmaktadır. Bu durum, Kavi topluluğunun tarihsel süreçte bölünmüş olabileceğini düşündürmektedir.
Zengilan kolunun Horasan’da varlığını sürdürdüğü ve burada Keyvanlılar (Kevanlu) adıyla da anıldığı belirtilmektedir. Bu bağlamda “Kavi” adının zamanla değiştirilmiş olabileceği ihtimali dile getirilmektedir.
Emar-lû ve Gilan Bağlantısı
Metinde ayrıca Emar-lû topluluğunun Gilan bölgesinde bulunduğu belirtilmektedir. Bu durum, Anadolu–Horasan–Gilan hattındaki aşiret hareketliliğinin bir başka göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Değerlendirme
Ekrad-ı Kavi grubuna ilişkin kayıtlar, Osmanlı idari sisteminde “Yörük” kategorisinin her zaman etnik bir tanımlama olmadığını göstermektedir. Bu toplulukların Anadolu, Horasan ve Gilan arasında tarihsel bir süreklilik sergilediği; isim değişimleri ve idari tasnifler nedeniyle kimliklerinin farklı biçimlerde kayda geçtiği anlaşılmaktadır.
---