Tarihten Günümüze Kadın (Veger 7, 2004)
"Tarihten Günümüze Kadın", Veger dergisinin yayın kurulu üyesi Ali Fuat Gürsel'in derginin 7. sayısında (Mart 2004) yayımlanan Türkçe denemesidir.[1] Yazı, insanlık tarihini kadın eksenli "anaerkil" bir başlangıçtan ataerkil sisteme ve kapitalizme uzanan bir çizgide anlatır. Kadının ezilmesini "ilk sınıfsal çelişki" olarak tanımlar. Yazıda dipnot, kaynakça ya da alıntı yoktur. Kürt toplumu ya da Orta Anadolu da adıyla anılmaz.
Yazının içeriği
Yazı dört aşamalı bir tarih şeması kurar:[1]
- Kadın eksenli ilk toplum. Yazara göre ilk toplumsal örgütleniş biçimi kadın eksenlidir. Topluluğu ilk kuran ve "erkeği toplumsallaştıran" kadındır. Kadın doğurganlığı ve yavrusunu besleme gereği yüzünden emeğe dayalı bir yaşam geliştirmiştir. Bitkilerden yararlanmayı öğrenmiş, neolitik dönemde toprağı ilk işleyen o olmuştur. Böylece yerleşik yaşamın temellerini atmıştır. Toplumsal hukuku ve normları da kadın örgütlemiş, "ana hukuku"nu geliştirmiştir. Bu dönem yazara göre barışçıl, eşitlikçi ve demokratiktir.
- Ataerkilliğe geçiş. Üretim araçları gelişince iş bölümünde erkek öne çıkar; kadın toplayıcılık ve ev işleriyle sınırlı kalır. Erkeğin kaba gücü ve geliştirdiği araçlar ataerkil sistemi doğurur. Artık ürün mirasla babadan oğula geçmeye başlayınca kadın cinselliği denetim altına alınır ve aile kurumlaşır. Böylece "ana hukuku" sona erer.
- Kadının mülk konumuna düşürülmesi. Kadın zamanla mülk konumuna getirilir, şiddete uğrar, "ezik ve iradesiz" bir karaktere bürünür. Erkekte ise "bireyci, tüketici ve saldırgan" özellikler, hırs, otorite ve despotizm gelişir. Gelenek ve dogmalar kadına tek hak olarak erkeğe mutlak itaati tanır.
- Kapitalizm. Kapitalist dönemde kadın üretime katılır. Ev içi emeğine yeni bir sömürü halkası eklense de "dört duvar" arasından çıkar. Ulusal ve sınıfsal mücadeleye katılarak seçme–seçilme, eşit ücret ve analık hakları gibi kazanımlar elde eder. Yazara göre bu haklar "biçimsel"dir. Siyaset sahnesindeki kadınlar da erkek egemen sistemin uygulayıcılarıdır. Yazar burada tek somut örnek olarak Tansu Çiller'i verir ve onu "bir erkek karikatürü" diye niteler.
Yazı şu sonuçla biter: Kadın sorunu bilimsel olarak çözümlenemediği için "ilk sınıfsal çelişki olan bu çelişki" bir kördüğüm olarak kalmıştır. Bedeni ve iradesi baskıdan kurtulamayan kadın, "toplumsal iradenin de esareti" demektir.[1]
Kaynak eleştirisi / değerlendirme
Yazarın kaynakları
Yazar hiçbir kaynak göstermez. Ancak yazının temel kavramları 19. yüzyıl evrimci antropolojisinden ve Marksist gelenekten gelir:
- "Ana hukuku" terimi, Johann Jakob Bachofen'in Das Mutterrecht (1861) kitabının adıdır.
- Anaerkil başlangıç, artık ürün, miras ve tek eşli aile şeması, Friedrich Engels'in Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni (1884) kitabından gelir. Engels bu kitapta Lewis H. Morgan'ın Ancient Society (1877) eserine dayanır. Gürsel'in "ilk sınıfsal çelişki" ifadesi de Engels'in şu tezini izler: Tarihte ilk sınıf karşıtlığı tek eşli evlilikte kadın ile erkek arasındaki karşıtlıkla, ilk sınıf baskısı da erkeğin kadına baskısıyla çakışır. Engels ana hukukun yıkılışını "kadın cinsinin dünya tarihsel yenilgisi" diye adlandırır.[2] Kesin
- Kadının erkeği "toplumsallaştırması", neolitik dönemin barışçıl ve demokratik bir kadın toplumu olarak görülmesi ve kadın sorununun ulusal–sınıfsal mücadeleyle birlikte anılması ise 1990'lardan sonra Kürt siyasi hareketinin kadın söyleminde yaygınlaşan temalardır. Bu söylemin "tanrıça" ve "ana" imgelerini Handan Çağlayan ayrıntılı biçimde incelemiştir.[3] Gürsel'in yazısının bu söylemden etkilendiği düşünülebilir, ancak yazar herhangi bir ad ya da metin anmaz. Hipotez
Anaerkillik tezinin akademik eleştirisi
Yazının temel iddiası, tarihin başında kadının egemen olduğu "anaerkil" bir toplum aşamasının bulunduğudur. Bu iddia bugünkü antropoloji ve arkeolojide genel kabul görmez:
- Etnografik kanıt yokluğu. Joan Bamberger 1974'te, anaerkil toplum anlatılarının etnografik bir gerçeği değil, çoğu kez erkek egemenliğini meşrulaştıran mitleri yansıttığını göstermiştir. Bilinen hiçbir toplumda kadınların grup olarak erkekler üzerinde siyasi egemenlik kurduğu belgelenmemiştir.[4] Tarihçi Gerda Lerner de ataerkilliğin tarihsel bir oluşum olduğunu savunur, ama öncesinde anaerkil bir egemenlik dönemi bulunduğu tezini reddeder.[5]
- Kavram karışıklığı. Antropolojide soyun ana tarafından sayılması (anasoyluluk) ve evliliğin kadının evinde kurulması (anayerlilik) anaerkillikten ayrı tutulur. Bu tür toplumlar bugün de vardır, ama siyasi yetkinin kadınlarda toplandığı anlamına gelmez. Peggy Reeves Sanday, Endonezya'daki Minangkabau toplumu için "anaerkil" terimini yeniden tanımlamayı önermiştir. Sanday'in tanımı da egemenlik değil, kadının toplumsal merkezdeki yeridir.[6]
- Arkeoloji. "Ana tanrıça" heykelcikleri uzun süre anaerkilliğin kanıtı sayılmıştır. Cynthia Eller, bu yorumun belirsiz ve az sayıdaki buluntuya dayandığını, tarihöncesi cinsiyet ilişkilerinin bu malzemeyle çözülemeyeceğini ayrıntılı biçimde göstermiştir.[7] Anadolu için en önemli örnek Çatalhöyük'tür. James Mellaart 1960'larda burayı bir ana tanrıça kültünün merkezi olarak yorumlamıştı. Ian Hodder yönetimindeki yeni kazılar ise kadın ve erkeklerin benzer beslendiğini, benzer biçimde gömüldüğünü ve benzer işlerde çalıştığını göstermiştir. Hodder'a göre Çatalhöyük ne anaerkil ne ataerkildir; cinsiyetin toplumsal rolü belirleyen başlıca etken olmadığı bir toplumdur.[8] Bu yazı, Gürsel'in denemesinden yalnız iki ay önce yayımlanmıştır. Kesin
- Tarımı kadının bulması. Tarımı kadınların başlattığı fikri, toplayıcılığın çoğu toplumda kadın işi olmasından çıkarılan bir varsayımdır. Arkeolojik olarak doğrulanamaz. Hipotez
- Erkeğin "kaba gücü". Yazı ataerkilliğin ortaya çıkışını büyük ölçüde erkeğin bedensel gücüne ve "sahiplenme duygusu"na bağlar. Bu, toplumsal bir süreci cinsiyetlere özgü doğal karakterlerle açıklayan özcü bir yaklaşımdır. Eller'in eleştirisi tam da bu noktaya yöneliktir: "Barışçıl kadın, saldırgan erkek" ayrımı, anaerkillik tezinin kendi içinde taşıdığı bir cinsiyet kalıbıdır.[9]
Yazının değeri
- Yazı tarih ya da antropoloji araştırması değildir. 2000'lerin başında Avrupa'daki Kürt diasporası basınında kadın sorununun hangi kavramlarla tartışıldığını gösteren bir siyasi denemedir. Kesin
- Yazı Kürt kadınlarına, Orta Anadolu'ya ya da derginin kendi çevresine dair hiçbir somut veri içermez. Aynı sayıda ise somut malzeme vardır. Başyazı 8 Mart'ı kutlar ve İsveç devlet televizyonunda program hazırlayan Orta Anadolulu Ayşe Güler'le yapılmış bir söyleşiyi "kadın sorunu bağlamında" okura önerir.[10] Aynı sayıdaki atasözü listesinde kadın hem "evin direği" hem "yapraksız ağaç" olarak geçer. Bir fıkra ise baba evinde yaşlanan kızı "çürük torba"ya benzetir.[11] Bu folklor malzemesi, Gürsel'in genel şemasından daha somut bir toplumsal cinsiyet tablosu sunar.
- Hata ve dizgi. Metinde "hukukuda", "olsada", "dahada" gibi bitişik yazım hataları vardır. Kapitalizm bölümündeki bir cümlenin yapısı bozuktur ("... kadın ve erkeğin eşit olduğunu, bununla daha fazla özgürlüğün önüne geçmek istemektedirler"). (!)
Ayrıca bakınız
- Derginin bütün yazıları: Veger 7 (2004)
Kaynakça
- ↑ 1,0 1,1 1,2 Ali Fuat Gürsel, "Tarihten Günümüze Kadın", Veger 7 (Adar/Mart 2004), s. 16–18 (PDF s. 18–20).
- ↑ Friedrich Engels, Der Ursprung der Familie, des Privateigenthums und des Staats, Hottingen-Zürich, 1884, bölüm II ("Die Familie"). Türkçe çevirileri Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni adıyla yayımlanmıştır.
- ↑ Handan Çağlayan, Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar: Kürt Hareketinde Kadınlar ve Kadın Kimliğinin Oluşumu, İstanbul: İletişim Yayınları, 2007.
- ↑ Joan Bamberger, "The Myth of Matriarchy: Why Men Rule in Primitive Society", Michelle Z. Rosaldo ve Louise Lamphere (ed.), Woman, Culture, and Society, Stanford: Stanford University Press, 1974, s. 263–280.
- ↑ Gerda Lerner, The Creation of Patriarchy, New York: Oxford University Press, 1986.
- ↑ Peggy Reeves Sanday, Women at the Center: Life in a Modern Matriarchy, Ithaca: Cornell University Press, 2002.
- ↑ Cynthia Eller, The Myth of Matriarchal Prehistory: Why an Invented Past Won't Give Women a Future, Boston: Beacon Press, 2000.
- ↑ Ian Hodder, "Women and Men at Çatalhöyük", Scientific American 290/1 (Ocak 2004), s. 76–83.
- ↑ Eller 2000, a.g.e.
- ↑ "Veger'den" (başyazı), Veger 7 (Adar/Mart 2004), s. 2 (PDF s. 4).
- ↑ Hozan Temelî, "Metelok", Veger 7, s. 14–15, madde 250–252 ve 277 (numaralar bu wikiye aittir); Yusuf Özden (amadekar), "Pêkenîn: Tûrê Genî", Veger 7, s. 33.