Hekata Hemê Mamê (Bîrnebûn 68, 2017)
"Hekata Hemê Mamê", Bîrnebûn dergisinin 68. sayısında (2017) Muzaffer Özgür tarafından yayımlanan kısa bir Kurmancî köy hikâyesidir.[1] Başlığın Türkçesi "Hemê Mamê'nin hikâyesi"dir. Hikâye Haymana'ya bağlı bir köyde geçer. Dipnota göre anlatıcı, adının yazılmasını istemeyen bir köylü kadındır.[1]
Metin bir sevda, kazara ölüm ve intihar hikâyesidir. İçinde iki kısa ağıt (kilamê şînê) vardır. Haymana Kurmancîsinin ağız özelliklerini taşır.
Yazının içeriği
- Yer ve zaman: Hikâye "Haymana kazasına bağlı bir köyde", "çok yıllar önce" geçer. Köyün adı verilmez.[1]
- Hem: Hem babası hastalıktan ölünce amcasının yanında büyür. Uzun boylu, akıllı ve sevilen bir gençtir. Komşuların gündelik işlerini yapar ve sürülerini güder; yoksul bir çobandır.[1]
- Cemîle: Hem, baba tarafından akraba olan komşu bir ailenin işlerine yardım eder. Koyun sağımı sırasında ailenin kızı Cemîle ile sevişirler. Cemîle köyün güzelidir ve daha önce gelen dünürleri reddetmiştir. Cemîle sevgi nişanı olarak mendilini Hem'e verir.[1]
- Ret: Hem, komşu yaşlı kadınları dünür gönderir. Cemîle'nin babası reddeder: "Nabe ku em delala xwe bi şivanê xwe din!" ("Gözbebeğimizi çobanımıza veremeyiz!").[1]
- Ölüm: Birkaç gün sonra baba köyün yukarısında Hem'e hakaret eder ve silahını çekip onu öldürmek ister. Hem silahı elinden almaya çalışır; boğuşmada Cemîle'nin babası ölür.[1]
- Mahkeme ve hapis: Hem kaza merkezine gidip askerlere teslim olur. "Ülkenin başkentinde" yargılanır ve 9 yıl hapis cezası alır. Bu sırada Cemîle'nin amcası, aile onayıyla Cemîle'yi başka bir adamla evlendirir. Cemîle, Hem için dört dizelik bir ağıt söyler.[1]
- Dönüş ve intihar: Hem dokuz yıl sonra "Polathîsar hapsinden" (Polatlı cezaevi) çıkıp köyüne döner. Kimse onu tanımaz. Cemîle'nin evlendiğini öğrenir. Bir akşam evdeki tüfeği alır, Cemîle'nin mendilini namluya bağlar ve Cemîle'nin babasının öldüğü yerde kendini vurur. Metne göre Hem'in kanı aynı yere akar ve toprak kızarır.[1]
- Cenaze: Köyün çobanı cesedi sabah bulur. Köylüler Hem'i gömer. Kız kardeşi "Bira bira Hemo bira" ("Kardeşim, kardeşim, Hemo kardeşim") diye başlayan bir ağıt söyler.[1]
- Dipnot: Ağıtta adı geçen Zemîde ve Deylak, Hemo'nun ailesinin iki gelinidir; ikisi de Cemîle'nin ailesindendir.[1]
Kaynak eleştirisi / değerlendirme
Kaynağın niteliği
- Metin sözlü bir anlatının yazıya geçirilmiş, edebî olarak düzenlenmiş biçimidir. Anlatıcının adı, derleme tarihi ve kayıt yöntemi verilmez. Diyalog ve betimlemelerin hangisinin anlatıcıya, hangisinin derleyene ait olduğu belirlenemez. Sözlü rivayet
- Ağıtlar sözlü kültürün en dayanıklı katmanıdır. Olayın kendisinden çok bu ağıtların aktarılmış olması olasıdır. Hipotez
Köy adı
- Köyün adı metinde yoktur. Hapishanenin Polatlı'da olması, köyün Haymana'nın Polatlı'ya yakın batı ya da kuzeybatı kesiminde olabileceğini düşündürür. Ama Polatlı cezaevi bütün çevre için kullanılmış olabilir. Bu yüzden köy belirlenemez. Hipotez
- Kişi adları (Hem, Cemîle, Zemîde, Deylak) yaşayan kişileri tanımlamaz. Ama dipnottaki gelin adları, köyün yerel olarak tanınabileceğini gösterir. Köy, ancak yeni bir sözlü tarih görüşmesiyle belirlenebilir.
Olayın zamanı
- Metinde yıl yoktur. Şu ipuçları Cumhuriyet dönemini işaret eder: dava "başkentte" görülür (Ankara 1923'ten beri başkenttir), Hem Polatlı cezaevinde yatar ve teslim olduğu yer "kaza"dır.[1] Olayın 1923 sonrasında, büyük olasılıkla 20. yüzyılın ortalarında geçtiği düşünülebilir. Kesin tarih doğrulanamadı. Hipotez
- "Dokuz yıl, otuz altı mevsim" ifadesi biçimsel bir anlatı kalıbıdır; ceza süresinin kaydı değildir.
Kan davası ve eşkıyalık motifleri
- Kan davası yoktur. Ölüm bir boğuşmada olur. Metinde intikam, kan bedeli ya da aileler arası misilleme anlatılmaz. Cemîle'nin ailesinden iki gelinin Hem'in ailesinde olması, iki ailenin akrabalık bağının sürdüğünü gösterir.[1] Sözlü rivayet
- Kefaret motifi: Hem'in, öldürdüğü adamın kanının döküldüğü yerde kendini öldürmesi ve "kanın kana karışması" imgesi bir denkleştirme ya da kefaret motifidir. Bu, kan davasının yerine geçen bireysel bir çözüm olarak okunabilir. Hipotez
- Eşkıyalık yoktur. Hem dağa çıkmaz; teslim olur ve devlet mahkemesinde yargılanır. Bu, Osmanlı dönemi eşkıya anlatılarından farklı olarak Cumhuriyet dönemi devlet yargısının köy hayatına yerleştiğini gösterir. Hipotez
- Toplumsal sınıf: Hikâyenin çatışması sınıfsaldır: kızın babası bir çobanı damat olarak kabul etmez. Bu, yerleşik köy hayatında sürü sahibi aileler ile ücretli çobanlar arasındaki farkı yansıtır. Bkz. Rişvanlarda Çobanlık ve Şivanlık. Muhtemel
Ağız özellikleri
Metin Haymana Kurmancîsinin bazı özelliklerini gösterir: tere "gider" (standart diçe), te "gelir" (standart tê), dimê "kalır" (standart dimîne), xwanga "kız kardeşi". Polathîsar adı Polatlı'nın eski adıyla uyumludur. Fêza gund (köyün yukarısı), hevşo (ağıl) ve berîvantî (sağım) gibi kelimeler hayvancılık söz varlığını gösterir.[1]
Wikideki köy sayfaları
Köy adı verilmediği için wikideki Haymana köy sayfalarından hiçbirine ek yapılmadı. Bkz. Haymana’da Kürt Köyleri.
Ayrıca bakınız
- Derginin bütün yazıları: Bîrnebûn 68 (2017)
- Haymana Kürtleri
- Haymana’da Kürt Köyleri
- Polatlı Kürtleri
- Rişvanlarda Çobanlık ve Şivanlık