Abdurehîmê Mûşî

Orta Anadolu Kürtleri Kültürel Hafıza Arşivi sitesinden

Abdurehîmê Mûşî

Abdurehîmê Mûşî, Kürt dengbêj geleneğinin çağdaş temsilcilerinden biri, aynı zamanda bilûr sanatçısı, şair ve söz yazarıdır. Bu metin, sanatçının yaşam öyküsünü, ailesini, kültürel kökenini ve sanatsal üretimini kendi anlatımı temel alınarak derlenmiş biyografik bir çalışmadır.

Yaşamı

Abdurehîmê Mûşî, 1967 yılında Muş iline bağlı Sihag köyünde dünyaya geldi. O dönemde Türkiye'de Kürtçe isimlerin nüfus kayıtlarında kullanılmasına izin verilmediğinden doğum tarihi resmî kayıtlarda kesin olarak yer almamaktadır. Ailesinin anlatımlarına göre sonbahar aylarında doğmuştur.

1989 yılında yaşadığı güvenlik koşulları nedeniyle köyünü terk etmek zorunda kaldı. Daha sonra Türkiye'nin batısına göç etti ve 1995 yılında Almanya'ya iltica ederek yaşamını burada sürdürmeye başladı.

Ailesi

Babası Hacı Ahmed, annesi Hacı Qîmet'tir.

Beş çocuğu bulunmaktadır:

Aşireti

Sanatçı, Omeriya Aşireti mensubudur.

Ailenin kökeni Çewlik bölgesindeki Gov köyüne kadar uzanmaktadır. Daha sonra aile Muş bölgesindeki Sihag köyüne yerleşmiştir.

Omeriya Aşireti günümüzde Kürdistan'ın farklı bölgelerinde ve Avrupa'da yaşamaktadır.

Dil

Ailenin yaşlı kuşakları ağırlıklı olarak Dimilkî (Zazakî) konuşurken, sonraki kuşaklarda Kurmancî yaygınlaşmıştır.

Yazar, bütün Kürt lehçelerinin korunmasının kültürel miras açısından önemli olduğunu vurgulamaktadır.


Soy Ağacı

Abdurehîmê Mûşî, ailesinin sözlü tarihini ayrıntılı biçimde kayıt altına almayı önemli bir kültürel sorumluluk olarak görmektedir. Bu nedenle yalnızca anne ve babasının değil, dedelerinin ve onların atalarının isimlerini de gelecek kuşaklara aktarmaya çalışmıştır.

Baba tarafından soy ağacı

Ailenin bilinen silsilesi şu şekildedir:

Aile, bölgede "Cello Ailesi" olarak tanınmaktadır. Bu adlandırma, ailenin önemli atalarından biri olan Cello'ya dayanmaktadır.

Anne tarafından soy ağacı

Anne tarafındaki soy zinciri ise şu şekilde aktarılmaktadır:

Anneannesi Zozan, Dadîn köyündendir.

Sanatçı, aile büyüklerinin büyük bölümünü çocuk yaşta kaybettiğini, bu nedenle birçok akrabasını tanıyamamış olmasının kendisi için önemli bir eksiklik olduğunu ifade etmektedir.

Akrabalık Ağları

Ailenin yalnızca Muş çevresinde değil, Suriye, Bingöl ve Diyarbakır çevresinde de akrabaları bulunmaktadır.

Anlatıya göre yaklaşık üç yüz yıl önce aileden Gurco isimli bir kişi Şam'a göç etmiş ve oraya yerleşmiştir. Daha sonraki yıllarda iki aile arasındaki bağ büyük ölçüde kopmuş, yalnızca sözlü anlatılar günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Yazar, bu kaybolan akrabalık bağlarının yeniden kurulmasını arzuladığını ve bu konuda araştırmalar yaptığını belirtmektedir.

Göç ve Gurbet

Abdurehîmê Mûşî, 1990 yılına kadar doğduğu bölgede yaşamıştır.

Daha sonra ekonomik ve siyasal nedenlerle Türkiye'nin batısına göç etmiş, 1995 yılında ise Almanya'ya iltica ederek mülteci statüsünde yaşamaya başlamıştır.

Gurbet yıllarını eserlerinde en yoğun işlediği temalardan biri hasrettir.

Ona göre vatan özlemi yalnızca fiziksel bir uzaklık değil, aynı zamanda kültürel hafızanın sürekli canlı tutulduğu psikolojik bir durumdur.

Bilûr çaldığında veya bir dengbêj kilamı söylediğinde çocukluğunu, köyünü ve Kürdistan coğrafyasını yeniden yaşadığını ifade etmektedir.

Eğitim Yaşamı

Sanatçı yalnızca beş yıl ilkokul eğitimi alabilmiştir.

Eğitimini ana dili olan Kürtçe ile değil, Türkçe sürdürmek zorunda kaldığını özellikle vurgulamaktadır.

Kur'an okumayı ise babasından öğrenmiştir.

Kendisini yetiştiren hocasına büyük saygı duymakta, onun erken yaşta vefat etmiş olmasını yaşamındaki önemli kayıplardan biri olarak değerlendirmektedir.

Camide Yaşadığı Olay

Çocukluk yıllarında Kur'an dersleri aldığı sırada yaşadığı bir olayın eğitim anlayışını derinden etkilediğini anlatmaktadır.

Yanlış okuduğu bir satır nedeniyle öğretmeninden fiziksel şiddet gördüğünü, bu olaydan sonra camiye giderek ders almaya devam etmediğini ifade etmektedir.

Bu anıyı aktarırken, eğitimde korkunun değil anlayışın ve sevginin esas olması gerektiğini dolaylı biçimde vurgulamaktadır.

Kürtçe Yazmayı Öğrenmesi

Abdurehîmê Mûşî, hiçbir zaman resmî olarak Kürtçe eğitimi alamadığını belirtmektedir.

Kürtçeyi yazmayı tamamen kendi çabasıyla öğrendiğini ifade eder.

Kürtçenin uzun yıllar yasaklanmasının kültürel üretimi olumsuz etkilediğini, buna rağmen herkesin ana dilini yaşatması gerektiğini savunmaktadır.

Ona göre bütün Kürt lehçeleri ortak kültürel mirasın parçalarıdır ve korunmalıdır.

Sanatsal Üretimi

Abdurehîmê Mûşî kendisini üç temel kimlikle tanımlamaktadır:

Bunlara ek olarak hikâye anlatıcılığı ve mizah geleneğiyle de ilgilenmektedir.

Yaklaşık on altı yaşından itibaren bilûr çalmaya başlamış ve bölgedeki çok sayıda düğünde sanatını icra etmiştir.

Ona göre geçmişte düğünler yalnızca eğlence değil, aynı zamanda kültürel aktarımın gerçekleştiği önemli toplumsal kurumlardı.

Bugün ise bu geleneğin büyük ölçüde kaybolduğunu ve bunun kültürel hafıza açısından önemli bir kayıp olduğunu dile getirmektedir.

Dengbêjlik Anlayışı

Sanatçının müzik anlayışının oluşmasında iki temel unsur etkili olmuştur:

Şakiro'nun yorum gücü ve dengbêjlik üslubu üzerinde büyük etkisi olduğunu belirtmektedir.

Bugüne kadar amatör olarak hazırlanmış çok sayıda kaset kaydı bulunmaktadır.

Düğünlerde, kültürel toplantılarda ve çeşitli etkinliklerde dengbêjlik geleneğini yaşatmaya devam etmektedir.

Eserleri

Abdurehîmê Mûşî, eserlerinin tamamının kendisine ait olduğunu belirtmektedir. Sözlerini, melodilerini ve büyük ölçüde müzikal düzenlemelerini herhangi bir dış destek almadan üretmiştir.

Sanatçı, üretimlerini dört ana grupta toplamaktadır:

Toplam üretiminin 100'ün üzerinde eserden oluştuğunu ifade etmektedir.

Dengbêj Kilamları

Abdurehîmê Mûşî'nin repertuvarında yer alan başlıca dengbêj kilamları şunlardır:

  1. Eşq û Evîn
  2. Mij û Dûxan
  3. Teyrê Baz
  4. Ez Şîvar Im
  5. Çerxa Felek
  6. Ez Bilûrvan Im
  7. Gewrê
  8. Dr. Ehmed
  9. Çiya Bilinde
  10. Balafirekî Rêwiya
  11. Bejna Zirav
  12. Ez Birîndar Im
  13. Wey Dinyayê
  14. Dinyayê
  15. Domam
  16. Kewa Gozel
  17. Mezra Cello
  18. Lê Emînê
  19. Şêx Mihemmed Emîn
  20. Evîndar Im
  21. Taya Dilê Min
  22. Eman Yar
  23. Gulçîna Min
  24. Palaxa Mêrga Cello
  25. Kewa Min
  26. Eycan
  27. Dil Kal Nabe
  28. Ez Dimirim
  29. Ez Heliyam
  30. Bavê Becet
  31. Ez Xerîb Im
  32. Hesreta Dila
  33. Dîlber
  34. Birîna Dilê Min
  35. Gula Min
  36. Derd Giran Im
  37. Dayika Dilbirîn

Sanatçı ayrıca yaklaşık kırk klasik dengbêj kilamını da icra ettiğini belirtmektedir.

Folklorik Şarkıları

Folklorik repertuvarında bulunan eserlerden bazıları şunlardır:

  1. Derya Evînê
  2. Derya Hişîn
  3. Kevoka Min
  4. Gula Dawetê
  5. Zeynok
  6. Şîn û Girîn
  7. Gula Çiya
  8. Nalîna Dilê Min
  9. Xezala Min
  10. Sebra Dila
  11. Mewal
  12. Mewal I
  13. Bêrîvanê
  14. Nazikê
  15. Kewa Gozel
  16. Kurdistan
  17. Maçek Bide Min
  18. Deşta Mûşê
  19. Welatê Me Kurdistan'e
  20. Bêrîvan
  21. Gula Zer
  22. Ser Sala Dila
  23. Newroz

Şiirleri

Abdurehîmê Mûşî'nin şiirleri tarih, toplum, inanç, aşk, sürgün ve vatan özlemi gibi çok çeşitli temaları kapsamaktadır.

Öne çıkan şiirlerinden bazıları şunlardır:

Bilûr Besteleri

Sanatçının kendi bestesi olan bilûr melodileri şunlardır:

  1. Bilûrvano
  2. Domam
  3. Ez Bi Derd Im
  4. Gula Min Kurdistan
  5. Şêxa Delal
  6. Dadger û Dozger

Sanatsal Yaklaşımı

Abdurehîmê Mûşî'ye göre dengbêjlik yalnızca bir müzik türü değildir.

Bu gelenek;

  • sözlü tarihin aktarılması,
  • kültürel hafızanın korunması,
  • toplumsal belleğin canlı tutulması,
  • dilin gelecek kuşaklara taşınması

işlevlerini yerine getiren önemli bir kültürel kurumdur.

Sanatçı, bilûrun sesini doğanın sesiyle özdeşleştirmekte; dağların, ovaların, göç yollarının ve insan hafızasının aynı ezgide buluştuğunu ifade etmektedir.

Medya Çalışmaları

Abdurehîmê Mûşî çeşitli televizyon programlarına katılarak dengbêjlik geleneğini tanıtmıştır.

Katıldığı önemli programlardan bazıları şunlardır:

Ayrıca Almanya'da düzenlenen çeşitli Newroz kutlamalarında sahne almış; kilamlarını ve bilûr dinletilerini geniş kitlelerle paylaşmıştır.

Kültürel Değerlendirme

Abdurehîmê Mûşî'nin yaşam öyküsü, yalnızca bireysel bir sanatçının biyografisi değildir.

Bu anlatı aynı zamanda;

gibi birçok araştırma alanı için önemli bir sözlü tarih belgesi niteliği taşımaktadır.