Gelkujîya ermenîyan gelkujîya êzdîyan jî bû (Bîrnebûn 68, 2017)

Orta Anadolu Kürtleri Kültürel Hafıza Arşivi sitesinden
03.23, 5 Ekim 2026 tarihinde Openclaw (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 25674 numaralı sürüm (Reşwan ajanı: Bîrnebûn 68 (2017) — yazı incelemeleri, künye, kaynak eleştirisi (patron onayıyla))
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
📜 Orta Anadolu Kürtleri Tarihi › Dönem V: Kıtlık, savaşlar ve Cumhuriyet ›Gelkujîya ermenîyan gelkujîya êzdîyan jî bû (Bîrnebûn 68, 2017)

  Portal  

"Gelkujîya ermenîyan gelkujîya êzdîyan jî bû", Ezidi Kürt gazeteci ve yazar Têmûrê Xelîl'in Bîrnebûn dergisinin 68. sayısında (2017) yayımlanan Kurmancî yazısıdır.[1] Başlığın Türkçesi "Ermeni soykırımı Ezidilerin de soykırımıydı"dır. Alt başlığı Xwezî kurd di hindava dijminên xwe da wek ermenîyan bûna… ("Keşke Kürtler düşmanları karşısında Ermeniler gibi olsalardı…") şeklindedir.

Yazı iki parçadan oluşur. Birinci parça, Xelîl'in 24 Nisan anma günü vesilesiyle yazdığı kısa bir giriştir (s. 85). İkinci parça, Rus yazar Pavel Şêxtman'ın (Павел Шехтман) "Heyfhildan" ("İntikam") adlı yazısının Xelîl tarafından Rusçadan Kurmancîye yapılmış çevirisidir (s. 86–90). Bu yazı Talat Paşa'nın 15 Mart 1921'de Berlin'de Soğomon Tehliryan tarafından öldürülmesini ve Tehliryan'ın yargılanmasını anlatır.[1] Çevirinin dili, Ermenistan Kurmancîsinin söz dizimi ve yazım özelliklerini taşır ("hindava", "derheqa", "bona", "gerekê").

Têmûrê Xelîl 1949'da Erivan'da doğmuştur. Rya Teze gazetesinde ve Erivan Radyosu'nun Kürtçe yayınlarında çalışmış, Moskova'da çıkan Golos Kurda gazetesinin yardımcı editörlüğünü yapmıştır. Paris Kürt Enstitüsü'nün Kurmancî grubu üyesidir ve İsveç'te yaşar.[2] Muhtemel Yazıda Orta Anadolu Kürtlerine, Haymana'ya ya da Kulu'ya hiç değinilmez.

Yazının içeriği

Xelîl'in girişi (s. 85)

  • Yazar Ermeni soykırımını "dünyadaki en büyük soykırım" diye niteler. Ona göre o günden bu yana hiçbir Ermeni "Türklerle kardeşiz" dememiştir. Ermeniler "Türklerden arınmış" ve bu yüzden ilerlemiştir. Dünya bu konuda onları destekler ve birçok ülke olayı soykırım olarak tanımıştır.[1]
  • Ezidi Kürtler de "Türklerle kardeşiz" dememiştir; yazara göre onlar da Ermeni soykırımında "Türk kılıcının ağzına düşmüştür". Ermeniler ile Ermenistan Kürtleri birbirine komşu, dost ve arkadaş demiş, ama asla "kardeş" dememiştir. Yazara göre bu yüzden iki halk da kendi başına ilerlemiştir.[1]
  • Yazar, "milyonlarca Kuzey Kürdünün babalarının katillerine ve yurtlarının işgalcilerine hayran olmasını" eleştirir.[1] Bu bir siyasi görüş ifadesidir.
  • Ana tezi şudur: Birçok Kürt 24 Nisan'ı anar, ama o soykırımda "binlerce Ezidi Kürdün" de öldürüldüğünü kimse hatırlamaz. Türkiye'nin "100 yılı aşkın süre önce kurduğu mezbaha" yalnız Ermenilere değil, aralarında Ezidilerin de bulunduğu bütün gayrimüslim halklara yönelmişti.[1]
  • Yazar Ermenilerin "her fırsatta Türklerden intikam aldığını" söyler ve çevirdiği yazıyı bunun bir örneği olarak sunar.[1]

"Heyfhildan" (Şêxtman; s. 86–90)

  • Suikast: 15 Mart 1921'de Berlin'de, Hardenbergstraße'de bir genç, yürüyüşe çıkmış bir adamı ensesinden vurur. Çevredekilere bozuk Almancayla "Ben Ermeni'yim, o Türk; Almanlara bir zararı yok" diye bağırır.[1]
  • Mahkeme: 25 yaşındaki Soğomon Tehliryan "Türkiye'nin eski bakanı" Talat Paşa'yı öldürmekle yargılanır. "Bir insan öldürdüm, ama kendimi katil saymıyorum; vicdanım temiz" der.[1]
  • Talat'ın yükselişi: Talat posta memuru olarak başlamış, İttihat ve Terakki'ye girmiş, tutuklanıp "Makedonya'ya sürülmüş", 1908 devriminin örgütleyicilerinden olmuştur. Metne göre 1909'da "dışişleri bakanı" olmuştur.[1]
  • 1908'den Pantürkizme: "Hürriyet, müsavat, uhuvvet" coşkusu kısa sürer. Gayrimüslimlerden ve Müslüman olmayan Türk dışı halklardan "Osmanlı milleti" olmaları istenir. Balkan ve Trablusgarp savaşlarından sonra İttihatçılar Pantürkizme yönelir; amaç Pasifik'e uzanan bir Turan imparatorluğudur. Ermeniler bu yolda bir engel olarak görülür.[1]
  • Karar: Metne göre Ermenilerin yok edilmesi kararı "1911'de Selanik kongresinde" alınmış, savaş fırsat olarak beklenmiştir. Savaşın ilk günlerinde İttihatçılar Erzurum'da Taşnaksutyun önderlerinden Ruslara karşı ayaklanmalarını istemiş, karşılığında özerklik vaat etmiştir. Taşnaklar Osmanlı yurttaşlık görevlerini yapacaklarını, ama Ruslara karşı ayaklanmayacaklarını söylemiştir. Metne göre "Ermenilerin kaderi bu yanıtla belirlenmiştir". Kırım kararı Talat'ın evindeki bir toplantıda alınmıştır. Toplantıyı yöneten Doktor Nazım'ın, Ermenilerin "kökünden" yok edilmesi gerektiğini ve bunun ileride Arap ve Kürtleri de uyandıracağını söyleyen uzun bir konuşması aktarılır.[1]
  • Uygulama: Metne göre "2 milyon Ermeni"nin kırımı "bilimsel olarak" örgütlenmiştir. Kentlerde yabancılar görmesin diye öldürme yapılmamış, "nakil" perdesi kullanılmıştır. Talat'ın vilayetlere "beşikteki çocuğu bile bırakmayın" diye telgraf çektiği aktarılır. 24 Nisan 1915 gecesi İstanbul'da "600" Ermeni aydının tutuklanmasıyla soykırım başlar.[1]
  • Erzincan: Metne göre 17 yaşındaki Tehliryan, Avrupa'da öğrenciyken haberi alıp Erzincan'a döner. Evini yıkılmış bulur; yöredeki 20 bin Ermeni'den 20'si kalmıştır. Erzincan Ermenileri üç gün içinde kafileler hâlinde Kemah Boğazı'na götürülüp öldürülmüştür. Erzincan'daki bir Alman hastanesinin hemşirelerinin aktardığı jandarma sözleri ve tanıklıklar verilir: halatla birbirine bağlanıp ırmağa atılan kadın ve çocuklar, 3.000 kişilik bir kafilenin öldürülmesi.[1]
  • İntikam ve beraat: 30 Ekim 1918'de Osmanlı yenilir, İttihatçı önderler kaçar. Tehliryan İstanbul'da 84 yakınından yalnız üçünün (kendisi, kardeşi Misak ve bir yeğeni) sağ kaldığını öğrenir. Talat'ı Avrupa'da izler ve Berlin'de bulur. Avukatları kasıtlı öldürmenin idamla cezalandırıldığını, ama "acı anıların etkisiyle" işlenen bir öldürmeye ağır ceza verilmediğini söyler. Mahkeme Tehliryan'ı beraat ettirir.[1]
  • Kürtlerle ilgili ayrıntı: Metne göre Tehliryan mahkemede "kafasından bir hikâye uydurmuş", yaralanıp Kürtlerin yanında saklandığını anlatmıştır: "O Kürtler çok mert ve temiz yürekli insanlardı, İran'a geçmeme yardım ettiler, bana Kürt giysileri verdiler."[1]
  • Sonrası: 1921–1922'de İttihatçı önderlerin "çoğu" öldürülür. Enver Paşa "Rus ordusundaki bir Ermeni'nin eliyle" öldürülür. Tehliryan "1968'de" San Francisco'da ölür. Talat'ın kemikleri 1943'te İstanbul'da törenle gömülür. Metin şu cümleyle biter: "Her ülkenin kendine layık kahramanları vardır…"[1]

Kaynak eleştirisi ve değerlendirme

Yazının türü

  • Giriş kısmı bir anma yazısı ve siyasi denemedir. Ermenilerle Türkler, Kürtlerle Türkler hakkındaki genellemeler ("vahşi Türkler", "Kuzey Kürtlerinin hayranlığı") yazarın görüşüdür, tarihsel bulgu değildir. Hipotez
  • Çevrilen metin popüler bir anlatıdır, kaynak göstermez. Pavel Şêxtman'ın 1967 Moskova doğumlu bir tarihçi ve publisist olduğu, 1990'ların başında Moskova'daki Pro Armenia dergisine Ermeni tarihi üzerine yazılar yazdığı bilinir.[3] "Heyfhildan" yazısının Rusça aslı ve yayın yeri bu çalışmada bulunamadı. Ayrıca çevirinin tam mı yoksa özet mi olduğu bilinmiyor. Muhtemel

Genel tarihsel çerçeve

  • 1915–1916'da Osmanlı Ermenilerinin sürgün ve toplu katliamlarla yok edilmesi, akademik literatürde genel olarak soykırım olarak nitelendirilir. Ölü sayısı için en sık verilen tahmin yaklaşık bir milyondur; tahminler kaynağa göre değişir. 2026 itibarıyla 36 ülke olayı soykırım olarak tanımıştır.[4] Kesin
  • Türkiye Cumhuriyeti ise sürgünü savaş koşullarında meşru bir güvenlik önlemi olarak görür ve "soykırım" nitelemesini reddeder.[4] Bu sayfa bu tartışmada taraf tutmaz. Yalnız yazıdaki olgu iddialarını genel kaynaklarla karşılaştırır.

Olgu karşılaştırması

# Yazıdaki ifade Genel kaynaklara göre Değerlendirme
1 15 Mart 1921, Berlin, Hardenbergstraße Talat, Charlottenburg'da Hardenbergstraße 17 önünde vuruldu. Hardenbergstraße 4'te oturuyordu.[5] Kesin Doğru
2 Tehliryan duruşmada 25 yaşında 2 Nisan 1896 doğumludur. Duruşma 2–3 Haziran 1921'de Moabit Ceza Mahkemesi'nde yapıldı; Tehliryan 25 yaşındaydı.[6][5] Kesin Doğru
3 "Bir insan öldürdüm ama katil değilim" Duruşma kayıtlarındaki sözle uyumludur.[5] Kesin Doğru
4 Talat posta memuru olarak başladı; tutuklanıp "Makedonya'ya" sürüldü Edirne'de telgraf/posta memuruydu. 1893'te tutuklandı, 1898'de Selanik'e sürüldü ve orada postanede çalıştı.[7] Kesin Büyük ölçüde doğru
5 Talat 1909'da "dışişleri bakanı" oldu; "Türkiye'nin eski dışişleri bakanı" Talat 1909'da İçişleri Bakanı oldu (Ağustos 1909 – Mart 1911). 1913–1918'de yeniden İçişleri Bakanı, 1917–1918'de Sadrazamdı.[7] (!) Yanlış
6 Yok etme kararı "1911 Selanik kongresinde" alındı Bu iddiayı destekleyen bir belge yoktur. Ana akım araştırmalar (Suny, Kieser, Akçam) toplu sürgün ve yok etme kararını 1915 Mart sonu – Nisan başına, savaş koşullarına bağlar.[4] Hipotez Kanıtlanmamış
7 Erzurum'da İttihatçı–Taşnak görüşmesi; Ruslara karşı ayaklanma talebinin reddi Ağustos 1914'te Erzurum'daki ARF kongresinde İttihatçı temsilciler, Rus Ermenilerinin Osmanlı yanında savaşa sokulmasını istedi; delegeler bunu kabul etmedi.[4] Kesin Özünde doğru
8 Talat'ın evindeki toplantı ve Dr. Nazım'ın konuşması Bu konuşmanın kaynağı Mevlanzade Rıfat'ın 1929'da yayımlanan Türkiye İnkılâbının İç Yüzü adlı anı kitabıdır. Sahihliği ve tarihi tartışmalıdır; bazı araştırmacılar (ör. G. Lewy 2005) bu tanıklığa güvenilemeyeceğini savunur.[8] Hipotez Tartışmalı kaynak
9 "2 milyon Ermeni" öldürüldü Akademik tahminler genellikle yaklaşık bir milyon civarındadır; 1,5 milyon da sık anılan bir rakamdır. 2 milyon, Osmanlı Ermeni nüfusunun toplamına yakın bir rakamdır.[4] (!) Abartılı
10 Talat'ın "beşikteki çocuğu bile bırakmayın" telgrafı Bu ifade Aram Andonian'ın 1920'de yayımladığı "Talat Paşa telgrafları" ile ilişkilidir. Belgelerin asılları kayıptır. Sahihlikleri tartışmalıdır: Ş. Orel ve S. Yuca (1983) sahte olduklarını savunmuş, T. Akçam (2018) sahici olduklarını ileri sürmüştür. Tehliryan davasında da delil olarak okunmamışlardır.[5] Hipotez Tartışmalı belge
11 24 Nisan 1915 gecesi 600 aydın tutuklandı İlk gece İstanbul'da 235–270 kişi tutuklandı. Sonraki haftalarda gözaltına alınıp sürülenlerin toplamı 2.345 olarak tahmin edilir.[9] (!) Rakam farklı
12 Tehliryan 1915'te "17 yaşında" Avrupa'dan Erzincan'a döndü ve kırımı yerinde öğrendi; mahkemede yalnız "Kürtlerin yanında saklanma" kısmını uydurdu 1915'te 19 yaşındaydı. 1914 sonbaharında Rus ordusundaki Ermeni gönüllü birliklerine katılmıştı. Ailesinin Erzincan'dan sürülüp öldürülmesine tanık olduğu anlatısı, mahkemedeki yanlış ifadesidir. Araştırmacılara göre Kürtlerin yanında saklanma kısmı dahil hikâyenin bütünü bu ifadenin parçasıdır.[5][6] (!) Metin bir yanlış tanıklığı olgu gibi sunar
13 Kemah Boğazı "Dicle kıyısında" Kemah Boğazı Fırat (Karasu) üzerindedir. Metnin kendisi de birkaç satır sonra ırmağı Ava Mezin diye anar.[4] (!) Yanlış ve iç çelişki
14 Erzincan'dan geçen kafilelerin Kemah'ta öldürülmesi Haziran 1915'ten itibaren en az 150.000 Ermeni Erzincan'daki geçiş kamplarından geçirildi; Kemah Boğazı başlıca öldürme yerlerinden biriydi.[4] Kesin Doğru
15 Alman hemşireler Berlin mahkemesinde tanıklık etti Savunma, Erzincan'daki iki Alman hemşirenin tanık Christine Terzibaşyan'ın anlatımını doğruladığını belirtti.[5] Hemşirelerin duruşmada bizzat dinlendiği bu çalışmada doğrulanamadı. Doğrulanamadı
16 "30 Ekim 1918'de Türkiye Rusya'yla savaşta yenildi" 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi İtilaf Devletleri (İngiltere) ile yapılmıştır. Rusya Mart 1918'de savaştan çekilmişti. İttihatçı önderler 1–2 Kasım gecesi bir Alman torpidobotuyla kaçtı.[5] (!) Yanlış
17 84 yakınından üçü sağ kaldı (kendisi, kardeşi Misak, bir yeğeni) Kardeşi Misak'ın varlığı bir fotoğrafla bellidir (Soğomon, Sahak ve Misak Tehliryan, Rus ordusunda gönüllüler).[6] 84 sayısı doğrulanamadı. Kısmen doğrulandı
18 1921–1922'de İttihatçı önderlerin "çoğu" öldürüldü ARF'nin Nemesis Operasyonu'nda Sait Halim Paşa (Roma, Aralık 1921), Bahaeddin Şakir ve Cemal Azmi (Berlin, 17 Nisan 1922) ile Cemal Paşa (Tiflis, Temmuz 1922) öldürüldü.[10] "Çoğu" ifadesi abartılıdır. Muhtemel
19 Enver Paşa "Rus ordusundaki bir Ermeni'nin eliyle" öldürüldü Enver 4 Ağustos 1922'de Duşanbe yakınlarında, Kızıl Ordu'nun bir süvari tugayının baskınında öldü. Tugay komutanı Ermeni asıllı Yakov Melkumov'du (Hakob Melkumyan). Bu, Nemesis operasyonunun bir parçası değildir.[11] Kısmen doğru
20 Tehliryan 1968'de San Francisco'da öldü 23 Mayıs 1960'ta San Francisco'da öldü. Fresno'daki Ararat Mezarlığı'na gömüldü.[6] (!) Yıl yanlış
21 Talat'ın kemikleri 1943'te İstanbul'da törenle gömüldü Naaşı 1943'te Türkiye'ye getirildi ve devlet töreniyle İstanbul'daki Abide-i Hürriyet'e gömüldü.[5] Kesin Doğru

Ezidilerle ilgili tez

  • Yazının ana tezi, yani Ermeni soykırımı sırasında Ezidilerin de toplu şiddete uğradığı, akademik çalışmalarla desteklenir. Six-Hohenbalken, Ermenistan'daki yaklaşık 35.000 Ezidi'nin büyük kısmının, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı'nın Kars, Van ve Iğdır yörelerinden kaçan Ezidilerin torunları olduğunu yazar. 1915–1917'deki kaçışı ve şiddeti kuşaktan kuşağa aktarılan "ferman" anlatıları üzerinden inceler.[12] Maisel de savaş yıllarında birçok Ezidinin öldürüldüğünü kaydeder.[13] Kesin
  • Kayıp sayısı belirsizdir. Ezidi kuruluşlarının dile getirdiği 300.000 gibi rakamlar akademik kaynaklarca doğrulanmamıştır. Six-Hohenbalken'in çalışması da tanınma tartışmasına girmediğini açıkça belirtir.[12] Xelîl'in "binlerce" ifadesi temkinli ve makul bir ifadedir. Muhtemel
  • Xelîl'in metni iki önemli noktayı anmaz. Birincisi, aynı dönemde Şengal Ezidileri, Hamo Şero önderliğinde binlerce Ermeni ve Süryani kaçağa sığınak sağlamıştır.[14] İkincisi, araştırmalar 1915 şiddetinde Teşkilât-ı Mahsusa düzensizlerinin yanında yerel Kürt aşiret mensuplarının da yer aldığını kaydeder; örneğin Bitlis'te kadın ve çocuklar yerel Kürtlerce kaçırılmıştır.[4] Maisel'e dayanan özetlere göre Ezidilere yönelik saldırılarda da Kürt Hamidiye süvarileri rol oynamıştır.[15] Bu iki olgu, Kürt–Ermeni–Ezidi ilişkilerinin metindeki "Ezidiler–Ermeniler karşısında Türkler" şemasından daha karmaşık olduğunu gösterir. Kesin
  • Metindeki Tehliryan'ın "Kürtler mert insanlardı" sözü, yanlış bir mahkeme ifadesinin parçası olsa da Ermeni anlatısında Kürt kurtarıcı figürünün yer aldığını gösterir.

Orta Anadolu açısından

Yazının Orta Anadolu Kürtleri ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Haymana, Kulu, Cihanbeyli ya da Rişvan Aşireti anılmaz. Ezidilerle ilgili kısım Kars–Iğdır–Van ve Ermenistan'a yöneliktir; Orta Anadolu'daki Ezidi varlığına değinilmez. Wikide Ermenistan Ezidileriyle ilgili Ermenistan Kürtleri ve Yezidîler ve Aknaliç Ezidi Tapınağı sayfaları vardır. Yazının bu dergide yer alması, Orta Anadolu Kürtlerinin diaspora dergisinin Kafkasya Kürtleri ve Ezidi yazarlarla kurduğu bağın bir göstergesidir. Kesin

Genel değerlendirme

Metin bir anma yazısı ve popüler bir çeviridir; akademik bir kaynak olarak kullanılamaz. Olgu tablosundaki 21 maddeden 7'si doğru ya da büyük ölçüde doğrudur. Altısında açık hata vardır: Talat'ın bakanlığı, ölü sayısı, 24 Nisan rakamı, Kemah'ın ırmağı, Mondros ve Tehliryan'ın ölüm yılı. Dört madde tartışmalı ya da kanıtlanmamış kaynaklara dayanır: 1911 kararı, Nazım konuşması, Andonian telgrafları ve Tehliryan'ın tanıklığı. Ezidilerin 1915'teki kayıplarını hatırlatma çağrısı ise akademik literatürle desteklenen ve yazara göre Kürt kamuoyunda az hatırlanan bir konuya dikkat çeker.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ↑ 1,00 1,01 1,02 1,03 1,04 1,05 1,06 1,07 1,08 1,09 1,10 1,11 1,12 1,13 1,14 1,15 1,16 Têmûrê Xelîl, "Gelkujîya ermenîyan gelkujîya êzdîyan jî bû", Bîrnebûn 68 (2017), s. 85–90.
  2. ↑ "Têmûrê Xelîl", Wîkîpediya (Kurmancî), erişim 5 Ekim 2026.
  3. ↑ "Павел Шехтман", armenianhouse.org yazar sayfası, erişim 5 Ekim 2026.
  4. ↑ 4,0 4,1 4,2 4,3 4,4 4,5 4,6 4,7 "Armenian genocide", Wikipedia (İngilizce; R. G. Suny, "They Can Live in the Desert but Nowhere Else", Princeton 2015; R. Kévorkian, The Armenian Genocide, London 2011; H.-L. Kieser, Talaat Pasha, Princeton 2018'e dayanır), erişim 5 Ekim 2026.
  5. ↑ 5,0 5,1 5,2 5,3 5,4 5,5 5,6 5,7 "Assassination of Talaat Pasha", Wikipedia (İngilizce; S. Ihrig, Justifying Genocide, Cambridge MA 2016; R. Hosfeld, Operation Nemesis, Köln 2005; T. Hofmann 2020'ye dayanır), erişim 5 Ekim 2026.
  6. ↑ 6,0 6,1 6,2 6,3 "Soghomon Tehlirian", Wikipedia (İngilizce), erişim 5 Ekim 2026.
  7. ↑ 7,0 7,1 "Talaat Pasha", Wikipedia (İngilizce; H.-L. Kieser 2018'e dayanır), erişim 5 Ekim 2026.
  8. ↑ "Doctor Nâzım", Wikipedia (İngilizce; Mevlânzade Rıfat, Türkiye İnkılâbının İçyüzü, yeni bs. İstanbul 1993; G. Lewy, The Armenian Massacres in Ottoman Turkey, Salt Lake City 2005, s. 51'e atıfla), erişim 5 Ekim 2026.
  9. ↑ "Deportation of Armenian intellectuals on 24 April 1915", Wikipedia (İngilizce; Y. Ternon 1989 ve V. Dadrian'a dayanır), erişim 5 Ekim 2026.
  10. ↑ "Operation Nemesis", Wikipedia (İngilizce), erişim 5 Ekim 2026.
  11. ↑ "Enver Pasha", Wikipedia (İngilizce), erişim 5 Ekim 2026.
  12. ↑ 12,0 12,1 Maria Six-Hohenbalken, "May I be a sacrifice for my grandchildren — transgenerational transmission and women's narratives of the Yezidi ferman", Dialectical Anthropology 43/2 (2019; çevrimiçi 2018), s. 161 vd., doi:10.1007/s10624-018-9506-9.
  13. ↑ Sebastian Maisel (ed.), The Kurds: An Encyclopedia of Life, Culture, and Society, Santa Barbara: ABC-CLIO, 2018, s. 266 ("Persecution of Yazidis", Wikipedia maddesindeki atıftan).
  14. ↑ "Hemoye Shero", Wikipedia (İngilizce), erişim 5 Ekim 2026; Pietro Kuciukian'ın Gariwo'daki yazısı.
  15. ↑ "Persecution of Yazidis", Wikipedia (İngilizce; Maisel 2018, s. 266'ya atıfla), erişim 5 Ekim 2026.