91 Kürt Baharının Öğrettikleri (Bîrnebûn 1, 1997)
"91 Kürt Baharının Öğrettikleri", Hatice Yaşar'ın Bîrnebûn dergisinin ilk sayısında (Newroz 1997) yayımlanan on bir sayfalık siyasal deneme yazısıdır.[1] Konusu Orta Anadolu değil, Irak Kürdistanı'dır: Mart 1991 ayaklanması (Raperîn), ardından kurulan de facto Kürt yönetiminin beş yılı (1991–1996) ve KDP ile YNK arasındaki iç savaş. Yazar Kuzey Kürdistanlıdır ve 1980 sonrasında Suriye'ye geçmiş bir siyasal kuşaktandır. Güney'deki deneyimi bütün Kürtler, "İç Anadolu Kürtleri dahil", için bir ders olarak okur. Kaynak olarak kitap göstermez. Bilgilerini Güney'den kaçan mültecilerle konuşmalardan ve özellikle "Pure Keşke (Keşke Hala)" adını verdiği bir kadın tanıktan aldığını yazar (dn. 16).[1]
Yazının içeriği
Ayaklanma ve uluslararası tepki (s. 75–77)
- Yazara göre 5 Mart 1991'de Ranya'da, 7'sinde Süleymaniye'de, 11'inde Hewlêr'de (Erbil) ve 20'sinde Kerkük'te Baas'ın istihbarat merkezleri, zindanları ve kaleleri ele geçirilmiştir. "Neredeyse bir haftada" Güney Kürdistan "bir işgalci güçten temizlenmiştir".[1]
- Büyük güçler halkın örgütsüz ve sindirilmiş olduğunu sandıkları için hazırlıksız yakalanmıştır. Sovyetler sonrası "demokrasi ve özgür seçim" söylemi bir Kürt devletini meşrulaştırabilirdi. Bu yüzden yazara göre büyük güçler Saddam'a yeniden uçak kullanma izni vermiş, Saddam da 21 Mart'ta (Newroz) uçaklarla saldırmıştır. "Ya herro ya merro" diyerek dağlara yönelen "5 milyon" Kürt bölgedeki statükoyu sarsmıştır.
- Yaşar'a göre Irak, İran, Suriye ve Türkiye Kürtleri ayrımı "bir günde" ortadan kalkmış ve kıvılcım "Diyarbekir, Mahabad, Qamişlo, Koçhisar ve Haymana'da" büyük bir yangına dönüşmek üzereydi. Türkiye ve İran'ın ilk tepkisi, Kürtleri "70 yıl önceki sınırlar" içine döndürmek olmuştur. 1988 Halepçe ve Enfal sonrasında Muş, Diyarbakır ve Mardin kamplarına alınan mültecilerin deneyimi hâlâ tazeydi.
- Birleşmiş Milletler, kurucu ilkesi gereği üye devletlerin toprak bütünlüğünü korur ("Birleşmiş Devletler"). Yazara göre bu yüzden Kürtlerin "kendiliğinden Saddam'a teslim olacağı" hesabıyla geçici bir kararla küçük bir Kürt bölgesini kabul etmek zorunda kalmıştır. Bölge hem BM'nin Irak'a koyduğu ambargoya, hem Saddam'ın ikinci iç ambargosuna, hem de Türkiye ve İran'ın top ve hava saldırılarına maruz kalmıştır. "Çekiç Güç" himayesi yalnız Irak uçaklarının uçmamasıyla sınırlı kalmıştır. Yazar, komşu ulusların (Türk, Arap, Fars) demokratlarının Vietnam savaşındaki ABD ya da Cezayir savaşındaki Fransız muhalefeti gibi bir dayanışma göstermediğini vurgular.[1]
- Mayıs 1992'de Kürtler, iktisadi ambargo altında ve iki komşunun savaş açtığı koşullarda "de facto bir devlet" sahibi olmuştur.
1991 öncesi siyasal durum (s. 77)
- Yaşar'a göre 1946'da Doğu (İran) KDP'sinin bir şubesi olarak kurulan Güney KDP, Mahabad deneyiminde SSCB'nin dayattığı "otonomi" tezini devralmıştır. 1961'de başlayan silahlı mücadele ise "kurtarılmış bölgeler" modeline dayanmıştır. Bu 30 yıllık strateji, Halepçe ve Enfal ile sonuçlanmıştır.
- 1988'de kurulan Kürdistan Cephesi (Berey Kurdistan), İran'ın desteğini kaybedince 1975 yenilgisine benzer bir durumla karşılaşmıştır. Herkes Güney'deki halkın uzun süre kıpırdayamayacağını düşünüyordu. Bu nedenle Ranya'dan başlayan ayaklanma "Saddam kadar süper güçleri de" gafil avlamıştır.[1]
Özgür bölgenin siyasal coğrafyası ve Kürt yönetiminin icraatı (s. 77–80)
- Örgütlenme eksikliği. Yazara göre ayaklanan halk, iç siyasette gücünü gösterecek alternatif bir örgütlenmeden yoksundu. Bunun nedenleri olarak dağdaki örgütlerin başka mücadele biçimlerini küçümsemesini, merkezî yönetimin terörünü ve egemen ulusta da demokratik kitle örgütü geleneğinin bulunmamasını sayar. Dağdan inen Cephe partileri ilk iş olarak kentlerde ayaklanma sırasında doğan şuraları (örneğin Süleymaniye şuraları) tasfiye etmiştir.
- Seçimler. Mayıs 1992'de yapılan seçimlerde %7 barajlı nispi temsil uygulanmıştır. 105 kişilik parlamentoda 50 YNK, 50 KDP ve 5 Süryani-Asuri milletvekili yer almıştır. Barajı aşamayan partiler kısa sürede iki büyük partiye katılmıştır. Yaşar'a göre böylece "iki başlı tek bir siyasi güç" iktidarı ele geçirmiş ve beş milyonluk halk ona "açık çek" vermiştir.[1]
- Demokrasi yerine silah. Yazar, "silah ve demokrasinin yan yana konamayacağını" savunur. 30 yıllık dağ mantığı demokrasi geleneği bırakmamıştır. Reform önerileri, kadınların medeni kanunda eşitlik isteyen on binlerce imzalı dilekçeleri dahil, yanıtsız kalmıştır. "Fifti-fifti" paylaşım ve klientalizm (her makamda bir KDP'li ve bir YNK'li; sarı ve yeşil fular fıkraları) yerleşmiştir. Yüzlerce kadın "jina xirap" ("kötü kadın") denerek, profesörler ve aydınlar da infaz edilmiştir. Eski cahşlar (hükümet yanlısı Kürt milisleri) önemli mevkilere getirilmiştir.
- Gelirler ve ordulaşma. Gümrük gelirleri ve birkaç devlet fabrikası iki partiye paylaştırılmıştır (dipnota göre %35 KDP, %35 YNK, %15 hükümet, %15 diğer partiler). İki parti de paralı ordular kurmuştur. Bir profesörün aylarca bekleyerek aldığı maaş 300 dinarken yeni bir "çekdar" (silahlı militan) 1000 dinarla başlamıştır. Bu ordular dış saldırıya karşı caydırıcı olmamıştır. Yazara göre ilk iki yılda muhalefet fiziksel olarak tasfiye edilmiş, ardından "Celali–Melayî" (Talabani–Barzani) çekişmesi canlandırılarak iç savaş başlamıştır. Sivillerin yürüyüş ve açlık grevleriyle yaptığı protestolar sonuçsuz kalmıştır.[1]
- Göç ve yoksulluk. Halk sonunda "terk ederek" protesto etmiştir: doktor, öğretmen ve sanatçılar binlercesi ülkeyi terk etmektedir. Kalanlar arasında intihar, fuhuş, erken ölüm ve paralı askerlik yaygınlaşmıştır. İran ve Suudi Arabistan destekli İslamcılar okul, burs ve para yardımıyla boşluğu doldurmaktadır. Yazara göre buna rağmen halk "Saddam'ı ve Irak'ı istemiyoruz" demeyi sürdürmektedir.
Sonuç: "ikameci siyaset" eleştirisi ve dersler (s. 80–83)
- Yenilginin kaynağı. Yaşar, Kürt yenilgilerinin hep "askeri-taktik" yenilgi sayıldığını, 1991'den sonra ise ilk kez siyasal sınıf ile halkın gündelik hayatta yüz yüze geldiğini yazar. Suçu önderlerin kişiliğine ya da sınıfsal kökenine yüklemeyi "zihinsel tembellik" olarak niteler. Ona göre Şêx Mahmud'dan Mesut Barzani'ye bütün Kürt önderlikleri başka bir ülkede "muzaffer" olabilirdi. Sorun, onların da paylaştığı "pozitivist ikameci" siyaset anlayışıdır. Bu anlayışta halk yönlendirilecek bir yığındır, siyaset dışarıdan alınmış şablonlarla eğitilmiş bir kesimin işidir ve kurtuluştan sonra bir iç hesaplaşma kaçınılmazdır. Yazara göre bugünkü Kürt örgütlerinin projeleri Barzani ve Talabani'ninkinden "esasta farklı değil"dir. Bu yüzden Süleymaniye ve Zaxo trajedisi "yarın Diyarbekir, Mahabad ve hatta Haymana'da" tekrarlanabilir.
- Dört devlet arasındaki halklar. Yazara göre birden fazla devlet arasında bölünmüş halklar (Kürtler, Basklar, Katalanlar, Amerikan yerlileri; yüzyılın başında Yahudiler) dış destek bulamaz. Başarıları yalnız iç dinamiklerine bağlıdır. Yazar örnek olarak Siyonist hareketi gösterir: tek birleştirici ilke "Yahudi kimliğini korumak"tı, iç çoğulculuğa izin verilmiş ve yerel otoriteler tanınmıştı.
- Önerilen yol. Kürtlerin kendi gerçekliğini, aşiret örgütlenmesi dahil, olduğu gibi kabul etmesi, yerel farklılıkları zenginlik sayması, demokratik yerel inisiyatifleri koşulsuz desteklemesi ve ortak kimlik tanımını halkın konuştuğu Kürtçe ile yapması gerekir. Yazı "Ne bi zorê, bi dorê" (zorla değil, sırayla/uzlaşmayla [?]) gerçekliğinin kabulüne çağrıyla biter. Yazara göre 1991 baharı "İç Anadolu Kürtleri dahil tüm Kürt halkının geleceğinin aynasıdır".[1]
Dipnotlar (özet)
Yazının 16 dipnotu metinden daha somut bilgiler içerir:
- (1) Petrol ve yakıt ambargosu, Hewlêr–Koysincaq petrolünün kullanımına izin verilmemesi.
- (2) KDP'nin 1950'ler başındaki programında "Marksist-Leninist ilkeler".
- (3) Osmanlı ve Safevi merkezileşmesinden sonra Kürt emirliklerinin sona ermesi ve 1975 Cezayir Antlaşması'nda dört devletin işbirliği.
- (4) Enfal. Bu dipnotta Irak'taki "Şiwan û Şêxbizeynî mıntıkası"nda 80 binin üzerinde kişinin öldürüldüğü ve tanıkların hâlâ Keler ve Sumud kamplarında beklediği yazılıdır.
- (5) Ulusal kongre girişimlerinin parçalardaki örgütlerce engellenmesi. "Kürtlerin 4 hatta 5 (biz de varız) ayrı ulus olduğuna yemin billah ederek" ifadesi bu dipnottadır.
- (6) Kürdistan Cephesi'nin üyeleri: KDP, YNK, HSK, PASOK, Gel Partisi, Irak Komünist Partisi, Zehmetkêşan. Alay Şoreş hareketi Cephe dışında kalmıştır.
- (7) KDP'nin federasyon talebi ve Kamuran Qeredaxî'nin el-Hayat yorumu.
- (8) Küçük partilerin iki büyük partiye katılması.
- (9) Aday listelerinin politbürolarca belirlenmesi.
- (10) Kadınların medeni kanun kampanyası.
- (11) "Fifti-fifti" klientalizmi ve Yekîtî televizyonundaki hiciv programı.
- (12) Gelir paylaşımı. Kaynak: Hetaw [?], Londra, Eylül 1996, sayı 6.
- (13) Siyasal sınıfın sefahati ve yolsuzluk.
- (14) Koysincaq'ta YNK denetiminde bir sol grubun ana kadrosunun bir günde infazı.
- (15) İslamcıların para ile taraftar kazanması.
- (16) Bilgi kaynakları.[1]
Kaynak eleştirisi / değerlendirme
Türü ve kaynakları
Metin bir araştırma yazısı değil, Kuzey Kürt solundan gelen bir yazarın 1996 sonu ile 1997 başında kaleme aldığı siyasal bir değerlendirmedir. Yazar bunu açıkça belirtir: başka alıntı kaynağı göstermemiştir, tek "bibliyografyası" mülteci tanıklarıdır.[1] Rakamlar (5 milyon kişi, %100 katılım, 80 bin Enfal kurbanı, gelir paylaşım oranları, maaşlar) ve olay anlatıları (infazlar, Koysincaq) bu nedenle doğrulanmaya muhtaç tanıklık olarak okunmalıdır. Sözlü rivayet
Tarih kontrolü
| Yazıdaki bilgi | Genel kaynaklarla karşılaştırma | Etiket |
|---|---|---|
| 5 Mart 1991 Ranya | Ayaklanma kuzeyde 5 Mart'ta Ranya'da başlamıştır.[2] | Kesin |
| 7 Mart Süleymaniye | Süleymaniye'de ayaklanma 7 Mart'ta başlamış, kent 8 Mart'ta tümüyle peşmerge denetimine geçmiştir.[3] | Kesin |
| 11 Mart Hewlêr (Erbil) | Erbil 11 Mart 1991'de ele geçirilmiştir. Bu tarih bugün de yıldönümü olarak anılır.[4] | Kesin |
| 20 Mart Kerkük | Kerkük çatışmaları 11–29 Mart arasında sürmüştür. Kürt güçleri kenti 20 Mart civarında almış, Irak ordusu 28–29 Mart'ta geri almıştır. The Guardian 20 Mart 1991'de kentin "düşmek üzere" olduğunu yazmıştır.[5] Yazı Kerkük'ün kısa sürede yeniden kaybedilişinden söz etmez. | Kesin |
| "Bir haftada" tüm Güney'in kurtuluşu | Yazının kendi verdiği tarihler 5–20 Mart arasında yaklaşık iki haftalık bir süreç gösterir (!). Dohuk ve Zaxo dahil kuzey bölgenin alınması yaklaşık on gün sürmüştür.[2] | Muhtemel |
| Büyük güçler Saddam'a "bir gün önce yasaklanan" uçak kaldırma iznini yeniden verdi; 21 Mart Newroz'da uçaklarla saldırı | 3 Mart 1991 Safwan ateşkesi sabit kanatlı uçakları yasaklamış, ama helikopter kullanımına izin vermiştir. Bu izin ayaklanmalardan önce verilmiştir ve helikopterler ayaklanmaların bastırılmasında kullanılmıştır.[2] Yazıdaki sıralama (önce yasak, sonra izin) olayların kronolojisiyle uyuşmaz. Büyük Irak karşı saldırısı Mart sonunda (Kerkük 28–29 Mart, Süleymaniye 31 Mart–3 Nisan) başlamıştır. "21 Mart" tarihi simgesel görünür. | Hipotez |
| "5 milyon" kişi dağlara yöneldi | Mart sonu–Nisan başında yaklaşık 2 milyon Iraklı kaçmıştır. Bunların 1,5 milyonu Kürt'tür.[2] Yazıdaki rakam abartılıdır. 5 milyon, yazının başka yerlerinde Güney Kürdistan'ın toplam nüfusu olarak da kullanılır. | Hipotez |
| BM "geçici bir kararname" ile küçük bir Kürt bölgesini kabul etti; "BM (Çekiç Güç) himayesi" | BM Güvenlik Konseyi'nin 688 sayılı kararı (5 Nisan 1991) Irak'tan sivil halka baskıya son vermesini istemiş, ama bir "Kürt bölgesi" ya da uçuşa yasak bölge kurmamıştır. "Güvenli bölge" ve 36. paralelin kuzeyindeki uçuşa yasak bölge, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Provide Comfort operasyonuyla ve Türkiye'deki "Çekiç Güç" ile oluşturulmuştur. Bu bir BM gücü değildir.[6] | Kesin |
| Saddam'ın "ikinci iktisadi ambargo"su; Kürt yönetiminin "91 Eylül"de iktidara gelişi | Irak, sivil yönetimini ve ordusunu Ekim 1991'de bölgeden çekmiş ve iç abluka uygulamıştır.[7] Yazıdaki "Eylül" bir ay kayıktır. | Muhtemel |
| Kürdistan Cephesi "88 sonbaharında", Halepçe'nin ertesinde, İran'ın önerisiyle kuruldu | Cephe Mayıs 1988'de (2 Mayıs) ilan edilmiştir. Bu tarih Halepçe'den (16 Mart 1988) sonra, ama ağustostaki ateşkesten öncedir.[8] Mevsim yanlıştır (!). | Kesin |
| Seçim "92 Mayıs" (bir yerde "91 Mayıs"), %7 baraj, 105 sandalye, 50 YNK – 50 KDP – 5 Asuri | Seçim 19 Mayıs 1992'de yapılmıştır. Baraj %7, sandalye sayısı 105'tir ve 5 sandalye Hristiyanlara ayrılmıştır. Oy sonuçları 51 KDP – 49 YNK sandalye verdi; iki parti 50–50'de uzlaştı.[9] Metindeki "91 Mayıs" bir dizgi hatasıdır (!). | Kesin |
| "94'te iç çatışmalar başlar başlamaz" | KDP–YNK iç savaşı Mayıs 1994'te başlamıştır. | Kesin |
| "31 Aralık ise Saddam sadece tankları ile göründü" | Irak tankları, KDP'nin çağrısıyla 31 Ağustos 1996'da Erbil'e girmiştir.[10] Metindeki "Aralık" büyük olasılıkla bir hata ya da dizgi yanlışıdır (!). Yazı, 1996 olaylarında KDP'nin rolünü adıyla anmaz. | Muhtemel |
| Qamişlo cezaevinde Newroz'da canlı canlı yakılan Kürt mahkumlar (dn. 5) | Bilinen olay, 23 Mart 1993'te Haseke Merkez Cezaevi'nde Kürt mahkumların eylemine yapılan müdahale ve yangındır (60'ı aşkın ölü).[11] Tarih Newroz'a denk düşer, ama yer Qamişlo değil Haseke'dir (!). | Muhtemel |
| Enfal, "peygamberin kafirlerin topyekûn imhası için ilan ettiği savaşın adı" (dn. 4) | el-Enfâl Kur'an'ın 8. suresinin adıdır ("ganimetler"; Bedir savaşıyla ilişkili). Rejim bu adı 1988 harekâtına vermiştir. Yazarın tanımı yanlıştır. Enfal'in 1988'de İran–Irak ateşkesinden hemen sonra son evresine girdiği doğrudur. | Kesin |
| "Şiwan û Şêxbizeynî" bölgesinde 80 bini aşkın kurban; tanıklar Keler ve Sumud kamplarında | Germiyan bölgesi (Kalar çevresi, Şêxbizinî köyleri dahil) Enfal'den en çok etkilenen alanlardandır ve Sumud (Smud) toplama kampı Kalar yakınındadır. Ancak 80 bin rakamı tek bir bölge için doğrulanamadı. Toplam Enfal kurbanı tahminleri on binlerden 180 bine kadar değişir. | Hipotez |
| 1946 KDP kuruluşu; 1961 silahlı mücadele; 1974 Qeledizê; 1975 Cezayir | Genel kronolojiyle uyumludur: KDP 16 Ağustos 1946, Eylül 1961 ayaklanması, Nisan 1974 Qeledizê bombardımanı, Mart 1975 Cezayir Antlaşması. | Kesin |
Dönemin siyasal bağlamı
- Ayaklanmanın ortamı. 1991 ayaklanması, Körfez Savaşı'nın (Ocak–Şubat 1991) bitiminde Basra'da başlayan Şii ayaklanmasıyla eşzamanlı patlamıştır. Kuzeyde ayaklanmaya Kürdistan Cephesi partilerinin yanı sıra kentlerde kendiliğinden oluşan komiteler ve rejimin Kürt milisleri (caş) de katılmıştır. Yaşar'ın ayaklanmayı örgütlerin değil halkın eseri olarak sunması, o yıllarda Kürt solunda yaygın olan "şura" deneyimi okumasıyla uyumludur.[2] Muhtemel
- Yazının yazıldığı an. Yazı 1996 sonu ile 1997 başında yazılmıştır. Bu dönem, KDP–YNK iç savaşının en sert evresinden hemen sonrasına denk gelir: Ağustos–Eylül 1996'da Irak ordusunun KDP ile birlikte Erbil'e girişi, ardından YNK'nın Süleymaniye'yi geri alışı ve Türkiye'nin sınır ötesi harekâtları. Yazıdaki karamsarlık bu konjonktürü yansıtır. Kalıcı ateşkes ve Washington Anlaşması (Eylül 1998) henüz gerçekleşmemiştir.
- Diaspora dergiciliği içindeki yeri. Yazı, Bîrnebûn ilk sayısındaki öteki siyasal yazılarla (örneğin Nuh Ateş'in "Batı Kürtleri" ve Ali Biçer'in İç Anadolu kolonisi yazıları) birlikte, 1990'ların Avrupa'daki Orta Anadolu kökenli Kürt çevrelerinde ulusal sorunun nasıl tartışıldığını belgeler.
Orta Anadolu açısından önemi
- Yazı Orta Anadolu hakkında veri vermez, ama Orta Anadolu Kürtlerini ulusal tartışmaya açıkça dahil eder. Ayaklanmanın kıvılcımının "Koçhisar ve Haymana"ya da sıçrayabileceğini yazar, Süleymaniye trajedisinin "hatta Haymana'da" tekrarlanabileceği uyarısını yapar ve 1991 baharını "İç Anadolu Kürtleri dahil" bütün Kürtlerin aynası sayar. Kürtlerin "4 hatta 5 (biz de varız)" ulus olarak ayrıştırılmasına karşı çıkarken Orta Anadolu Kürtlerini ayrı bir "beşinci parça" gibi anar.[1] Bu, aynı sayıdaki Ali Biçer'in "İç Anadolu Kürtlerinin sorunu ulus değil azınlık sorunudur" tezinin karşı ucunda duran bir yaklaşımdır.
- Dipnot 4'teki "Şiwan û Şêxbizeynî" mıntıkası, Şêxbizinî adının Irak Kürdistanı'nın Germiyan bölgesinde de bir aşiret ve bölge adı olarak yaşadığını hatırlatır. Haymana Şêxbizinîleriyle bu adaşlık, Orta Anadolu Kürt aşiretlerinin Güney Kürdistan'daki akrabalık iddiaları için ayrıca araştırılmaya değer. Hipotez
Ayrıca bakınız
- Derginin bütün yazıları: Bîrnebûn 1 (1997)
Kaynakça
- ↑ 1,00 1,01 1,02 1,03 1,04 1,05 1,06 1,07 1,08 1,09 1,10 Hatice Yaşar, "91 Kürt Baharının Öğrettikleri", Bîrnebûn 1, Newroz 1997 (Wetzlar), s. 75–85.
- ↑ 2,0 2,1 2,2 2,3 2,4 "1991 Iraqi uprisings", Wikipedia (İng.), erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ "Battle of Sulaymaniyah", Wikipedia (İng.); "7 March: The Day Sulaymaniyah Drove Out a Dictatorial Regime", PUKmedia. Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ "Kurdish spring: Kurds mark Erbil uprising, autonomy agreement", Rudaw, 11 Mart 2018; "11 March: Erbil was Freed ...", PUKmedia, 11 Mart 2025. Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ "Battle of Kirkuk (1991)", Wikipedia (İng.); "Kurdish rebels say Kirkuk is set to fall – archive, 1991", The Guardian, 20 Mart 1991 (arşiv yayını 2019). Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ "United Nations Security Council Resolution 688", Wikipedia (İng.); BM Dijital Kütüphanesi, S/RES/688 (1991). Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ Human Rights Watch, Caught in the Whirlwind (2007), bölüm 3. Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ "6 Kurdish Parties Form United Front to Seek Autonomy", Los Angeles Times (AP), 7 Mayıs 1988; "Tenth Congress of the Kurdistan Democratic Party", Partipedia. Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ Kurdistan Parlamentosu, "History of Parliament" (parliament.krd); "1992 Kurdistan Region parliamentary election", Wikipedia (İng.). Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ "1996 Erbil massacre", Wikipedia (İng.). Erişim 4 Ekim 2026.
- ↑ "Hasakah Central Prison", Wikipedia (İng.). Erişim 4 Ekim 2026.