Pepûk Café: Kültürel Hafıza Çalışmaları
| Tür | Bağımsız kültür ve bilgi girişimi |
|---|---|
| Merkez | Ömeranlı |
| Kurucu | Dr. Gülabi CELEP |
| Odak | Bilim, kültür, ekoloji, sözlü tarih ve toplumsal hafıza |
| Dönem | 2026- |
| Çalışma biçimi | Açık, katılımcı, saha temelli ve toplum odaklı |
Pepûk Akademi: Kültürel Hafıza Çalışmaları. Bu sayfa, Pepûk Akademi bilgi alanının araştırma ve hafıza eksenindeki başlıklarından birini özetler.
Pepûk Akademi’nin kültürel hafıza yaklaşımı, geçmişi nostaljik biçimde tekrar etmekten çok, yerel deneyimleri belgelenebilir ve paylaşılabilir bilgiye dönüştürmeyi amaçlar.
Hafızayı Belgeleme
Pepûk Akademi, sözlü tarih kayıtları, aile arşivleri, fotoğraflar, göç anlatıları ve yer adları üzerinden toplumsal hafızayı dağınık bireysel hatırlamalardan çıkarıp ortak bir araştırma alanına dönüştürmeyi hedefler.
Neden Acil?
Ömeranlı’nın toplumsal hafızasının önemli bir bölümü hâlen insanların kişisel hatıralarında yaşamaktadır. Göç hikâyeleri, eski yer adları, aile tarihleri, çalışma yaşamı, gelenekler, yerel anlatılar, çocukluk hatıraları ve toplumsal dönüşümlere ilişkin bilgiler büyük ölçüde sözlü olarak aktarılmaktadır.
Bu bilgi biçiminin en önemli özelliği aynı zamanda en büyük kırılganlığıdır: Onu taşıyan insanlar kaybedildiğinde, kayıt altına alınmamış bilgi de büyük ölçüde kaybolmaktadır.
Önümüzdeki yıllar bu açıdan kritik öneme sahiptir. Avrupa göçünün ilk kuşaklarını doğrudan yaşamış insanların sayısı giderek azalmaktadır. Aynı şekilde kasabanın geçmişteki gündelik yaşamını hatırlayan kuşakların sahip olduğu bilgiler de sistematik biçimde belgelenmemektedir.
Bu nedenle Ömeranlı, yalnızca kültürel etkinliklerin yapılacağı bir yer değil, aynı zamanda kapsamlı bir toplumsal hafıza çalışmasının yürütülebileceği bir araştırma sahasıdır. Sözlü tarih görüşmeleri, aile arşivlerinin dijitalleştirilmesi, eski fotoğrafların belgelenmesi, yer adlarının kayıt altına alınması ve göç hikâyelerinin derlenmesi gelecek açısından önemli bir sorumluluk oluşturmaktadır.
Beklenen Etki
Kültürel hafıza alanında etki, yalnızca çok sayıda kayıt toplamakla ölçülmeyecektir.
Toplanan materyallerin sistematik biçimde korunması, erişilebilir hâle getirilmesi ve yeni araştırmalarda kullanılması temel kriter olacaktır.
Bir sözlü tarih kaydı yalnızca dijital bir diskte saklandığında sınırlı bir değere sahiptir. Ancak bu kayıt transkribe edildiğinde, arşivlendiğinde, araştırmacılar tarafından kullanıldığında veya gençlerin hazırladığı bir belgesele kaynak olduğunda yaşayan bir hafıza unsuruna dönüşür.
Uzun vadede Pepûk Akademi’nin oluşturacağı hafıza birikiminin;
- akademik araştırmalara,
- belgesellere,
- sergilere,
- kitaplara,
- eğitim materyallerine,
- dijital haritalara
kaynak oluşturması hedeflenmektedir.
Böylece toplumsal hafıza yalnızca korunmayacak, yeni bilgi ve kültürel üretimin hammaddesine dönüşecektir.