Pepûk Café: 2027–2032 Gelecek Vizyonu
| Tür | Bağımsız kültür ve bilgi girişimi |
|---|---|
| Merkez | Ömeranlı |
| Kurucu | Dr. Gülabi CELEP |
| Odak | Bilim, kültür, ekoloji, sözlü tarih ve toplumsal hafıza |
| Dönem | 2026- |
| Çalışma biçimi | Açık, katılımcı, saha temelli ve toplum odaklı |
Pepûk Akademi: 2027–2032 Gelecek Vizyonu. Bu sayfa, Pepûk Akademi için öngörülen ilk iki gelişim evresini ve bunların kurumsal yönelimini özetler.
2027–2029: KURULUŞ VE KİMLİK DÖNEMİ
Pepûk Akademi’nin ilk üç yılı, kurumun kendi kimliğini keşfedeceği ve çalışma modelini sınayacağı dönem olarak değerlendirilmelidir.
Bu dönemde hangi programların gerçekten Pepûk Akademi’ye özgü olduğu daha belirgin hâle gelecektir. Bazı faaliyetler devam ederken bazıları sona erebilir veya başka biçimlere dönüşebilir.
İlk üç yılın sonunda Akademi’nin kamuoyu tarafından birkaç temel çalışma alanıyla tanınması hedeflenmelidir.
Örneğin Pepûk Akademi;
- güçlü bir gençlik programı,
- önemli bir kırsal hafıza arşivi,
- özgün ekolojik saha çalışmaları,
- nitelikli yaz akademisi
ile tanınabilir.
Bu dönemde temel amaç genişlemek değil, kurumsal karakteri belirginleştirmektir.
2029 yılına gelindiğinde Akademi’nin her yıl yeniden sıfırdan program hazırlayan bir organizasyon olmaktan çıkarak devam eden proje hatlarına sahip olması hedeflenmektedir.
2030–2032: BÖLGESEL AÇILIM DÖNEMİ
İlk yıllarda geliştirilen model başarılı olduğu takdirde, Pepûk Akademi’nin deneyimi Ömeranlı’nın sınırlarının ötesine taşınabilir.
Ancak bölgesel büyüme, başka yerlerde Pepûk Akademi şubeleri açmak biçiminde düşünülmemelidir.
Daha sürdürülebilir yaklaşım, çevre yerleşimlerin kendi kültürel ve ekolojik çalışmalarını geliştirmelerine destek olmaktır.
Bu kapsamda;
- ortak bölgesel gençlik programları,
- köyler arası hafıza çalışmaları,
- gezici akademi programları,
- ortak ekolojik saha araştırmaları,
- bölgesel kültür rotaları
geliştirilebilir.
Ömeranlı bu ağın merkezi olabilir; ancak her yerleşimin kendi hikâyesini ve önceliklerini koruması esas alınmalıdır.
Böylece Pepûk Akademi tek merkezli büyüyen bir kurum yerine, bilgi ve deneyim paylaşan yerel girişimlerden oluşan bir bölgesel ağın oluşmasına katkıda bulunabilir.